Chat.com.tr
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
28.Ağu.2010
Gençlerbirliği’nin yeni transferi Shane Smeltz, takımla birlikte ilk maçına bugün çıkmaya hazırlanırken, Gençlerbirliği’ne ve Smeltz’e Çin’den şok edici bir haber geldi.
Temmuz 2010′da 300.000 Avustralya Doları karşılığında Gold Coast United’dan Çin’in Shandong takımına 2 yıllığına transfer olan Yeni Zelandalı golcü Smeltz, eşinin ve çocuklarının Çin’e uyum sağlamasının çok zor olduğunu öne sürerek, 2 hafta dolmadan Avustralya’ya geri dönmüştü. Gold Coast United da bu transferden aldığı ücreti geri yatırmıştı. Çin kulübü de bu durumda doğal olarak Smeltz’in 2010-2011 sezonu sonunda kendi takımlarına yeniden katılacağını düşünüyordu.
Fakat Smeltz’in Gençlerbirliği’ne transfer olması, Shandong kulübünde şok etkisi yarattı.Gençlerbirliği ile transfer görüşmelerinin tamamlanması sonrasında FIFA’ya başvuran Çin kulübü, Smeltz’in 2 yıllık alacağı olan 1.64 milyon dolarlık tazminatı ödemesini veya 6 ay sahalardan uzak kalmasını talep ettiler.
Öte yandan Shane Smeltz ise, Shandong kulübüyle yapılan uluslararası transfer sertifikasının tam olarak işleme konulmadığını öne sürerek bir çıkış yolu arayabilir. Fakat Çinli yetkililer bu konuda oldukça kararlılar ve sorunun çözümü için Lozan’daki Uluslararası Spor Tahkim Mahkemesi’ne (CAS) kadar gidilebileceği ileri sürülüyor.
Mustafa Pektemek’in sakatlanması ile golcü sorunu yaşayan ve ani bir kararla Smeltz’i transfer eden Gençlerbirliği’nin ise Klasspor’un ortaya attığı bu iddialar karşısında nasıl bir tutum sergileyeceği merak konusu.
17.Tem.2010
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”12 Eylül referandumunda değişim, demokrasi, özgürlükler, ülke, millet kazanacak. 12 Eylülde kaybeden, evelallah darbeciler, çeteler, hukuk dışı örgütlenmeler olacak” dedi. Anayasa değişikliği paketinin partisinin, şahsının veya birkaç kişinin değil, milletin projesi olduğunu belirten Erdoğan, ”Derdimiz memleket, kararımız evet” ifadesini kullandı.
İstanbul Büyükşehir Belediyesince yapımı tamamlanan Dolmabahçe-Bomonti arası karayolu tüneli ile kavşak ve bağlantı yollarının Dolmabahçe Meydanı’nda düzenlenen açılış töreninde konuşan Erdoğan, iktidara geldiklerinde yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele edeceklerini söylediklerini, sözlerinde durduklarını ve aynı mücadeleyi sürdürdüklerini kaydetti.
Her geçen gün daha iyiye gittiklerini, şu anda Türkiye’de kullanılan beyaz eşyadan otomobile kadar her şeyin arttığını belirten Erdoğan, ihracat hızının arttığını, tüm dünyada artan işsizliğin Türkiye’de azalmaya devam ettiğini dile getirdi.
”Bunun formülü nedir? Bunun formülü tabi ki özgürlüktür, adalettir, birliktir, beraberliktir, kardeşliktir, güvendir, istikrardır” diyen Erdoğan, bu başarıların formülünün işini bilen bir ekip ve güçlü bir irade olduğunu, planı, projesi ve ufku olan bir hükümet olduğunu söyledi.
Değişimin, bu ülkenin, bu milletin damarlarına, genlerine işlediğini, milletin her zaman değişimden, özgürlükten yana olduğunu kaydeden Erdoğan, şöyle konuştu:
”Siz milletimizin, statükocu zihniyetten, değişime direnen anlayışlardan her zaman rahatsız olduğunuzu biliyorum, onları tarihin tozlu sayfalarına siz mahkum ettiniz, bundan sonra da siz mahkum edeceksiniz, bunu da biliyorum. Statüko, bu milletin ufkuna dar gelir, durağanlık bizim milletimize göre değildir. Olduğu yerde saymak, olduğu yerde kalmak bizim milletimize göre değildir. İşte onun için değişecek, sürekli kendimizi yenileyecek, her yakaladığımız hedefle kendimize yeni hedefler belirleyeceğiz.”
-REFERANDUM-
Erdoğan, tam 28 yıldır Türkiye’nin kalkınmasına, büyümesine, ilerlemesine ayak bağı olan, Türkiye’nin enerjisini tüketen, değişimin önünde büyük engel teşkil eden Anayasada en kapsamlı değişikliği yaptıklarını belirterek, konuşmasını şöyle sürdürdü:
”İnşallah 12 Eylülde Türkiye yenilenmiş bir Anayasa ile daha demokratik, özgürlükçü bir anlayışla farklı bir döneme adımını atacaktır. 12 Eylül sabahından itibaren inşallah Türkiye bambaşka bir ülke haline gelecek. Geleceğe daha güvenle ve umutla bakacak. Şundan hiç şüpheniz olmasın. 12 Eylül referandumunda değişim, demokrasi, özgürlükler, ülke, millet kazanacak. 12 Eylülde kaybeden evelallah darbeciler, çeteler, hukuk dışı örgütlenmeler olacak. Kaybeden, değişime direnen, ülkeyi olduğu yerde saymaya mahkum edenler olacak. 12 Eylülde son sözü millet söyleyecek, son kararı millet verecek. Ben aziz milletimin ferasetine güveniyorum.”
ERDOĞAN, 55 GÜNDE, 36 MİTİNGE KATILACAK
İstanbul’un değişim ruhunu ve değişim felsefesini, bozulmadan, yıpranmadan, çürümeden tüm Türkiye’ye taşımaya devam edeceklerini söyleyen Erdoğan, 36 ilde katılacağı mitinglerde halkla bütünleşeceğini bildirdi.
Erdoğan, ”Diyorum ki; en yakınınızdan başlayıp, ulaşabileceğiniz en uzak noktadaki dostunuza kadar şurada 12 Eylül için bütün gücümüzü kullanmalıyız. 55 günümüz var. Gece gündüz demeden çalışacağız. Bu proje, bu değişiklik, benim partimin projesi değildir. Bu proje, şahsımın veya birkaç kişinin projesi değildir; milletin, sizin projenizdir. Bunu böyle bilmenizi istiyorum. Çünkü, milletim bize şunu söyledi; ‘Bu darbe anayasasından bizi kurtarın’ dedi. Tüm kamuoyu araştırmalarında bize bunu söyledi. ‘Bizi bundan kurtarın’ dedi. Onun için gece gündüz demeden çalışacağız. Biz koşacağız. Tüm Anadolu’yu bakan arkadaşlarım, genel başkan yardımcılarım, tüm teşkilatımızla koşacağız. Tüm gönül veren kardeşlerimle koşacağız. Onun için diyorum (durmak yok, yola devam)” diye konuştu.
Erdoğan, Anayasa değişikliğine ilişkin 12 Eylülde yapılacak referandumda ”evet” oyu kullanılmasının gerekçelerini şöyle sıraladı:
”12 Eylül darbesini yapan darbecilerin ve onların yardımcılarının hesap verebilmelerine imkan hazırlamaya ‘evet’, mahkemelerin yerindelik denetimi yapamayacağına ‘evet’. Çok önemli, zira yürütmenin görev alanına müdahale eden yargının bu anlayışını işte bu anlayışla düzeltme fırsatını buluyoruz. Yargının muhtemelen kendisini halkın iradesiyle seçilen hükümetlerin yerine koymamasına ‘evet’ diyoruz. Sivillerin askeri mahkemelerde yargılanmasına hayıra ‘evet’ diyoruz. Bütün bunlarla beraber askeri mahkemelerde de mahkemelerin bağımsızlığı ve hakim teminatını sağlamaya ‘evet’ diyoruz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine Türkiye’den yapılan başvurunun azaltılmasına da ‘evet’ diyoruz. Bütün bunlarla beraber tüm hakim ve savcıların HSYK üyelerini seçmede söz sahibi olmalarına ‘evet’ diyoruz. HSYK’dan bağımsız müstakil bir denetim mekanizmasının oluşturulmasına da ‘evet’ diyoruz.”
Erdoğan, konuşmasını 12 Eylülde yapılacak referanduma atıfta bulunarak, ”Derdimiz memleket, kararımız evet” sözleriyle tamamladı.
14.Tem.2010
KKTC konserinden Rumların baskısı üzerine vazgeçen Lopez’in son filmi ‘B Planı’ Türkiye’de gösterime giriyor. Ancak Lopez’in işi zor, çünkü sosyal paylaşım sitelerinde ‘Lopez’in filmine kimse gitmesin’ çağrıları yapılıyor…
Rum baskısı nedeniyle KKTC’deki otel açılışına katılmayacağını Türkiye aleyhine yaptığı yazılı açıklamayla duyuran Jennifer Lopez’in yeni filmi “B Planı” bu cuma Türkiye’de gösterime girecek. Resmi internet sitesinde Türkiye’yle ilgili önce “Jennifer Lopez insan haklarını kötüye kullanmakla ilintili herhangi bir devleti, yasayı veya rejimi asla bilerek desteklemez” diyen ardından da özür dileyen Lopez’in filmini kaç kişinin izleyeceği merak konusu oldu.
Çünkü sosyal paylaşım sitelerinde Lopez’in filmine kimse gitmesin çağrıları yapılıyor. Lopez filmde “Kalbini Dinle”yle tanınan Alex O’Loughlin’le başrolü paylaşıyor. “B Planı” (The Back-up Plan) flört, aşk, evlilik ve aile kavramlarını “tersine” işleyen bir komedi… Filmde yıllarca çeşitli erkeklerle flört eden Zoe (Jennifer Lopez) doğru kişiyi beklemenin çok uzun sürdüğüne karar verir. Anne olmaya kararlı Zoe, kurduğu planı uygulamaya karar vererek doktordan randevu alır ve tek başına gitmeye karar verir. Zoe aynı gün, gerçek olasılıklar barındıran bir adam olan Stan’le (Alex O’Loughlin) tanışır. Filizlenen bir ilişkiyi korumaya ve hamileliğin ilk belirtilerini saklamaya çalışan Zoe, kendini bir yanlışlıklar komedisinin içinde bulur ve Stan’e kafa karıştırıcı sinyaller verir.
‘Nelerden vazgeçtiğinin farkında mısın?’
Cratos Premium Otel yetkilileri açılışlarına gelmeme kararı alan Jennifer Lopez’e yönelik 1 milyon mail kampanyası başlattı. Otel yetkililerinin Rumların Lopez’in fikrini değiştirmesine neden olan 7 bin mailine karşı başlattığı kampanyanın metninde şu cümleler yer alıyor: “J.Lo nelerden vazgeçtiğinin farkında mısın? Bir dünya starı olarak dünya gerçeklerinin ve tarihi gerçeklerin farkında olmanı, sözleşmene, verdiğin sözlere sadık kalmanı, Kıbrıs’taki ve tüm dünyadaki hayranlarını hayal kırıklığına uğratmamanı bekliyoruz.
14.Tem.2010
Brad Pitt ile 6 çocuk sahibi olan Angelina Jolie ilişkisi hakkında konuştu.
Brad Pitt ile Beraberliği Üzerine; ” Çocuklar bizi birbirimize bağlayan önemli bir unsur ama bir ilişkinin yürümesinde sadece bu yeterli değil. Bunun yanında birbiriniz ile ilgilenmeniz ve birlikteyken çok heyecanlı ve harika vakit geçirmeniz gerekir. Biz geçiriyoruz. Brad ve ben birlikte olmayı seviyoruz. Bu bizi eğlendiriyor. Buna ihtiyacımız var ve biz herzaman özel zamanlar yaratabiliyoruz. Birbirimize bağlıyız, sürekli ilişkimiz üzerine konuşuyoruz. Bu çok önemli. ”
Brad ile Aile Rolünü Üstlenmek Üzerine; ” Brad çocukları okuldan alır ve benim setimi çocuklarla birlikte ziyaret eder. Akşama yemeği için evde olurum veya kahvaltı için. Biz herzaman bir aradayız. Bunu planladık. Brad ve benim zamanımı film ve seyahat götürüyor. Zaman ayırmak konusunda tecrübelerimiz var. Bu ilişkimizde işe yarıyor. ”
Aile Olarak Güçlü Kalmak Üzerine; ” Ben ve Brad güçlü ve mutluysak, çocuklarımız mutlu bir ebeveyne sahip demektir ve bu onlara verebileceğimiz en iyi şey. Brad beni tamamı ile tanıyor, her yönümü biliyor. Beni seviyor. Çocuklar da beni seviyor. Tüm kusur ve garipliklerimi biliyorlar. ve bunu kabul ediyorlar. ve böylece ben kendimi tamalanmış hissediyorum. ”
Aşk Üzerine; ” Bazı sevgiyi bilmeyen insanlar için üzülüyorum. Sevgi cesarettir. Bilirsiniz, Brad benim bu aşk üzerine olan söyleşim ile dalga geçebilir. Aşk? Resmen eğlenceli bir kelime. Brad bununla ilgili şiirsel bir tanım bulabilir. Ben bu konuda berbatım. Ama biliyorum ki insanlar, seni sevecek olan en iyi kişiyi isterler, kendisine tüm ilgisini verecek kişiyi… Aşk budur. Aşk yaşama sebebindir. ”
Evkuşu Olmaları Üzerine; “Brad ve benim geri çekilmek gibi belli bir periodumuz yok. Asla üç günden fazla ayrı kalmadık. Gerçekten aramızdaki bağlantıyı koparmıyoruz. Aslında pek fazla dışarı çıkmayız. Bu çok komik. Biz gerçekten evkuşuyuz. Pijamalarımız içinde bildiğiniz anne ve babayız. ”
Angelina’nın Geçmişteki Asiliği Üzerine; “Kendimi doğrardım veya bir uçaktan aşağıya atlardım, dikkat çekecek yeni şeyler bulmaya çalışırdım bazen başka şeyler çok kolay hisettirirdi. Anlaşılmaz, karışık şeyler arardım. Kendimi kafese tıkılmış ve ya kapatılmış hissederdim. Bulunduğum odaya göre çok fazla enerji sahibiydim.
14.Tem.2010
Cep telefonunuzdaki her şeyin bir anda uçup gittiğini düşünün; Bu tehlike çok uzağınızda olmayabilir!
Yeni zararlılar (Trojen Virüs), Seri 60 Symbian’ları “botnet” oluşturarak etkiliyor.
Güvenlik Şirketi olan NetQin’e göre; 100.000 akıllı telefon kötü amaçlı yazılımlardan etkilenmiş durumda. Şirket; bu botnet’in telefonda kayıtlı her numaraya veya sunucu üzerinden aldığı tüm telefon numaralarına SMS gönderdiğini, ya da akıllı telefona ilişkilendirilmiş Outlook hesabı üzerinden tüm kontaklara mail gönderdiğini belirtti. Ayrıca ilgili virüs, Gönderilen Kutusu’ndaki tüm bilgileri de silebiliyor.
Symbian Kurumu bir sertifikasyon ile bu durumun önüne geçileceği yönünde açıklama yaptı. Kurumun bir yetkilisi ise bu tarz bir botnet’i “Küçük Ölçekli Bir Tehdit” olarak yorumladı.
29.Haz.2010
ÇKP Merkez Komitesi Örgütlenme Bürosu Başkan Yardımcısı Vang Çinfeng, dünyanın en büyük siyasi partisi olduklarını söyledi. Partinin rekor üye sayısı Almanya’nın nüfusuna denk..
Dünyanın en büyük siyasi partisi olan Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) üye sayısının 77 milyon 995 bini bulduğu bildirildi.
ÇKP Merkez Komitesi Örgütlenme Bürosu Başkan Yardımcısı Vang Çinfeng, üye sayısının Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılına göre 116 kat arttığını belirtti. Çinli yetkili partiye üyelik için geçen yıl 20 milyon kişinin başvurduğunu ancak bunların yalnızca yüzde 10′unun üyeliğe kabul edildiğini söyledi.
Üye sayısı Almanya’nın nüfusuyla aynı olan ÇKP, yönetici elitler arasına girmenin bir aşaması olarak görülüyor.
Yüzde 20 kadarı kadın olan ÇKP üyelerinin 18,5 milyonu 35 yaşın altında ve 28 milyonu lisans veya lisansüstü eğitim gördü.
28.Haz.2010
ÇKP Merkez Komitesi Örgütlenme Bürosu Başkan Yardımcısı Vang Çinfeng, dünyanın en büyük siyasi partisi olduklarını ve üye sayılarının 77 milyon 995 bini bulduğu söyledi.
Dünyanın en büyük siyasi partisi olan Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) üye sayısının 77 milyon 995 bini bulduğu bildirildi.
ÇKP Merkez Komitesi Örgütlenme Bürosu Başkan Yardımcısı Vang Çinfeng, üye sayısının Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılına göre 116 kat arttığını belirtti. Çinli yetkili partiye üyelik için geçen yıl 20 milyon kişinin başvurduğunu ancak bunların yalnızca yüzde 10′unun üyeliğe kabul edildiğini söyledi.
Üye sayısı Almanya’nın nüfusuyla aynı olan ÇKP, yönetici elitler arasına girmenin bir aşaması olarak görülüyor.
Yüzde 20 kadarı kadın olan ÇKP üyelerinin 18,5 milyonu 35 yaşın altında ve 28 milyonu lisans veya lisansüstü eğitim gördü.
25.Haz.2010
Kuzey ve Güney Kore’de savaşın başlamasının 60. yıldönümünü anılıyor. Güney Kore’nin başkenti Seul’de, savaşın başladığı güne atıfla “6/25″ olarak adlandırılan savaşı anmak için resmi tören düzenlerdi.
Devlet Başkanı Lee Myung-bak törende, savaşa asker veya yardım gönderen ülkelerin temsilcilerini takdim ederek konuşma yaptı. Törene Güney Koreli ve yabancı gaziler, büyükelçiler ve muvazzaf Kore ve ABD askerleri katıldı.
Lee, “60 yıl önce bugün, Kuzey Kore komünistleri, bir hafta sonu şafağında herkes huzur içinde uyurken 38. paralelin tüm cephelerinden ateş açtı” dedi.
Savaşı, “anavatanın kurtuluş savaşı” olarak nitelendiren Kuzey Kore’deyse yıldönümünde devlet ajansı, “ABD, Kore savaşının kışkırtıcısı” başlığıyla, “savaşı sürpriz bir saldırıyla ABD’nin başlattığını” belirttiği bir yazı yayımladı.
Yazıda, “Tüm tarihi gerçekler, Kore’de savaşı başlatanın ABD emperyalistleri olduğunu gösteriyor ve ABD bu sorumluluktan asla kaçamaz” denildi.
25 Haziran 1950′de başlayan savaşta Güney Kore’ye yardım için BM şemsiyesi altında, ABD’nin dışında 15 ülke asker gönderdi. Çin askerleriyse Kuzey Kore’nin yanında savaştı. 3 yıl süren savaş ateşkesle sona erdi, ancak daimi bir barış anlaşması hala imzalanmadı. Bu sebeple iki ülke, teknik olarak hala savaş durdumunda gözüküyor.
Güney Kore’de caydırıcılık için 28 bin 500 Amerikan askeri bulunuyor.
GÜNEY KORE HEYETİ, ANITKABİR’İ ZİYARET ETTİ
Kore Savaşı’nın 60. yılı dolayısıyla Türkiye’ye gelen Güney Koreli heyet, Anıtkabir’i ziyaret etti.
Güney Kore Savunma Bakanlığı Personel ve Hizmet Dairesi Başkanı emekli Tümgeneral Kim Yong Gi başkanlığındaki 34 kişilik heyete, Jandarma Eğitim Komutanlığı Kurmay Başkanı Tuğgeneral Ümit Yılmaz ve bazı komutanlar eşlik etti. Heyette, TSK Milli Futbol Takımı ve Kore Cumhuriyeti Silahlı Kuvvetler Takımı da yer aldı.
Heyet adına Kim Yong Gi ve Tuğgeneral Yılmaz’ın mozoleye çelenk bırakmasının ardından saygı duruşunda bulunuldu.
Heyet daha sonra Anıtkabir merdivenlerinde hatıra fotoğrafı çektirdi.
Kim Yong Gi’nin Misak-ı Milli Kulesi’nde Anıtkabir Özel Defteri’ni imzalamasının ardından heyet Anıtkabir’deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi’ni gezdi.
Heyet, Kore Parkı’ndaki yenilenen Kore Anıtı’nın açılışına katılacak. Ayrıca Türk Silahlı Kuvvetleri ile Güney Kore Silahlı Kuvvetleri arasında Jandarma Genel Komutanlığı Beykent Stadyumu’nda dostluk müsabakası yapılacak.
Müsabaka öncesinde paraşüt atlayışları ve Mehteran Bölüğü konserini de kapsayan bir dizi etkinlik yapılacak, futbol karşılaşmasının devre arasında ise bando gösterisi icra edilecek.
DIŞİŞLERİ BAKANLIĞI: DÜNYA BARIŞI AÇISINDAN ÖNEMLİ BİR ZAFERE KATKIDA BULUNAN ASKERLERİMİZ SAYESİNDE MÜTTEFİK ÜLKELERLE KALICI İŞBİRLİĞİ TESİS EDİLMİŞTİR
Dışişleri Bakanlığı, dünya barışı açısından önemli bir zafere katkıda bulunan Türk askerleri sayesinde müttefik ülkelerle kalıcı işbirliği tesis edildiğini bildirdi.
Bakanlığın, Kore savaşının 60. yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı mesajda, Kore Yarımadasında 60 yıl önce bugün başlayan ve üç yıl süren savaşa, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 16 devletin Kore Cumhuriyeti’nin yanında katıldığı hatırlatılarak, “Demokrasi, özgürlük ve dünya barışı için mücadele veren binlerce askerimiz, savaşın seyrini etkileyen kahramanlıklarıyla anılmaktadır. Bu uğurda kanlarını döken 700′den fazla şehidimiz bulunmaktadır” denildi.
Türk askerlerinin 1953 yılında imzalanan ateşkes anlaşması ertesinde de Kore’de barışın tesisi amacıyla görevlerini sürdürdüklerine işaret edilen mesajda, bu sırada hayatını kaybedenlerle birlikte Türk şehitlerinin sayısının 1000′in üzerine çıktığı kaydedildi.
Mesajda, Kore Savaşının Türkiye’nin tarihinde özel bir öneme sahip olduğu belirtilerek şöyle denildi:
“Soğuk savaşın en zor dönemini oluşturan 1950-53 yıllarında ülkemize karşı pek çok tehdit unsuru mevcutken, dünya barışı açısından önemli bir zafere katkıda bulunan askerlerimiz sayesinde müttefik ülkelerle kalıcı işbirliği tesis edilmiştir.
Dost Kore halkıyla, kökleri tarihe dayanan ilişkilerimizin ‘kan kardeşliğine’ dönüşmesine de vesile olan bu anlamlı günde, kahraman şehitlerimizi rahmetle anıyor ve gurur kaynağımız gazilerimize şükranlarımızı sunmayı bir görev addediyoruz.”
23.Haz.2010
İspanyol spor gazeteleri, Fenerbahçe’nin İspanyol futbolcusu Daniel Güiza’nın ülkesine dönmek istediğini ve Malaga ile Hercules takımlarının bu futbolcuyla ilgilendiği ileri sürdü.
Güiza’nın İspanya Milli Takımı kadrosunun dışında kalmasının ardından ülkesine dönme isteğinin daha da arttığı iddia ediliyor.
İspanyol medyası, geçmişte Valencia veya Atletico Madrid gibi takımların listesinde olan 29 yaşındaki forvet oyuncusuyla artık daha düşük düzeydeki takımların ilgilendiğini belirtti. Güiza ile Malaga’dan sonra, 2. Lig’den 1. Lig’e yeni çıkan Hercules takımın da ilgilendiği ve gelecek günlerde teklif götüreceği ifade edildi.
Son Yorumlar