Posts tagged Uygun

Sağlam’da Galibiyet Sevinci..!

Yeni sezon hazırlıklarının ikinci etabını Avusturya’nın Bad Tatzmannsdorf bölgesinde sürdüren Bursaspor’un Teknik Direktörü Ertuğrul Sağlam, İngiltere’nin Stoke City takımını 1-0 yendikleri hazırlık maçıyla ilgili, ”İlk maçın üzerine bir şeyler koyduğumuz için mutluyum” dedi.

Teknik Direktör Ertuğrul Sağlam, maçın ardından yaptığı değerlendirmede, Polonya’nın Jagiellonia Bialystok takımıyla 1-1 berabere kaldıkları ilk hazırlık maçının ardından aldıkları galibiyetten memnun olduğunu belirterek, ”İlk maçın üstüne bir şeyler koyduğumuz için mutluyum. Eksiklerimiz var. Hüseyin, Bekir ve İvan Ergiç’in eksikliğini hissettik, ancak mevcut futbolcular da üzerlerine düşeni gereği gibi yaptılar” diye konuştu.

Yeni sezonda bireylere bağlı kalmadan, ekip birlikteliğini öne alarak çalışacaklarını ifade eden Sağlam, yeni transferler konusundaki bir soruya da ”Kendi bünyemize uygun futbolcularla görüşüyoruz. Kısa zamanda ihtiyaç duyduğumuz 2 futbolcuyu bünyemize katmak istiyoruz” yanıtını verdi. Sağlam, bir stoper, bir de forvet oyuncusuna ihtiyaç duyduklarını belirtti.

Avusturya’daki hazırlıklarını 21 Temmuz Çarşamba gününe kadar sürdürmeyi planlayan Bursaspor, yarın akşam tek antrenman yapacak.

Bursaspor, üçüncü hazırlık maçında 17 Temmuz Cumartesi günü TSİ 19.30′da Sırbistan’ın Kızıl Yıldız takımıyla Gleisdorf kasabasında karşılaşacak.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

RTÜK Başkanı radyo yöneticileri ile buluştu

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, Medya Derneği’nde, radyocularla buluştu.

Radyo Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, yayıncılık sektöründe ciddi problemler olduğunu belirterek, ”Bu sektörde ciddi problemler var. Bu problemlerin giderilebilmesi için, yasanın yenilenmesi gerekiyor” dedi.

Medya Derneği’nde, yeni RTÜK yasa tasarısını anlatmak üzere radyocularla buluşan RTÜK Başkanı Prof. Dr. Davut Dursun, yayıncılık sektöründe ciddi sorunlar olduğunu söyleyerek, ”Bu sektörde ciddi problemler var. Bu problemlerin giderilebilmesi için, yasanın yenilenmesi gerekiyor.

Yasa yenilemeyle ilgili, 3-4 seneden beri devam eden ciddi çalışmalar var. Bu çalışmaları nihayet son 1 yıl içerisinde belli bir noktaya getirdik” dedi.

Bu arada Avrupa Birliği (AB) ile olan tam üyelik müzakere süreci içerisinde de, bu sektördeki problemlerin düzenlenmesinin ayrı bir anlam kazandığını belirten Dursun, müktesebatın uyumlaştırılması alanlarından birinin de medya sektörü olduğunu kaydetti.

Dursun, ”Şu anda açılmış olan 10. fasıl ‘bilgi toplumu ve medya faslı’, medyayı ilgilendiren, yani görsel ve işitsel medyayı ilgilendiren fasıl.

Bu faslın Türkiye’deki muhatabı Radyo Televizyon Üst Kurulu’dur. Dolayısıyla yasanın yenilenmesi AB müktesebatına uyum açısından da ayrı bir zorunluluk ifade ediyor.

Bizim şu anda meclise intikal eden yasa tasarımız, AB ile uyum konusunda belli bir hassasiyeti gösteren ve AB’nin bu konudaki temel normunu oluşturan, görsel-işitsel medya hizmetleri yönergesinin normlarına uygun hale getirilmiş olan tasarıdır” diye konuştu.

Yayıncılık sektörünün teknolojik olarak hızla gelişmesinin ortaya çıkardığı sorunlara da dikkati çeken Dursun, yayıncılık sektöründe son 15 yıl içinde yaşanan gelişmelere ve teknolojinin bu alandaki hızlı değişimine değindi.

Karasal yayıncılıkta frekans tahsisinin yapılamamasını sektörün en önemli sorunu olarak değerlendiren Dursun, ”Bu konuda karmaşa var, o karmaşanın giderilmesi gerekiyor” dedi.

Dursun, radyo ve televizyon kuruluşlarının brüt gelirinin yüzde 5′lik bir bölümünü RTÜK payı, yüzde 5′inin de eğitime katkı payı olarak ödemesini ’sektörün hep şikayet ettiği önemli sorunlardan biri olarak” değerlendirdi.

Dursun, reklam uygulamaları, sayısal yayıncılığa geçiş konusu ve reyting ölçümü gibi konuları da, sektörde yaşanan sorunlar arasında saydı.

Toplantıda bulunan RTÜK Üst Kurulu Üyesi Taha Yücel de, 1994 yılında kabul edilmiş olan 3984 sayılı kanunun tarihçesi ve içeriğine ilişkin bir sunum yaparak, değişiklik taslağının ‘ekonomik’ ve ‘teknolojik’ anlamdaki getirileri konusunda bilgi verdi.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Denizlerde balık nesli tükenmek üzere

Dünya denizlerindeki balıklar hızla tükeniyor. Balık tüketimi resmi rakamların çok üstünde. Bilimcilere göre böyle giderse kısa sonra denizlerde deniz anası ve yosundan başka canlı kalmayacak.

Konusunda uzman 2 bin bilim adamının 10 yıldır sürdürdüğü araştımaya göre, büyük balık türlerinin büyük bir çoğunluğu yok oldu, kalanlar da tehlike altında.

Birleşmiş Milletler tarafından açıklanan balık tüketim rakamlarının gerçeği çok yansıtmadığı, toplam tüketimin bunu aştığı belirtildi. Bilimcilere göre önlem alınmazsa “bir süre sonra deniz ürünü olarak sadece deniz anası ve alg (yosun) yiyeceğiz”.

Rapora göre mezgit, ton, morina gibi aşırı tüketilen balıkların nesli 40 yıl içinde tükenebilir. Araştırmaya katılan bilimcilerden Kanada British Columbia Üniversitesi profesörü Daniel Pauly’ye  göre, köpekbalığı nüfusu olması gerekenden yüzde 5 daha düşük, balinalar tamamen yok olmak üzere.

Tüm deniz canlıları için gıda kaynağı sağlayan fitoplanktonların miktarı, ihtiyaç duyulan balık miktarını beslemek için gerekenden yüzde 35 daha az. Balık tüketimi, 1800’lü yıllardan bu yana yaklaşık 15 kat arttı.

Konu ile ilgili olarak Vatan gazetesine konuşan, Hacettepe Üniversitesi Biyoloji Bölümü Profesörü Sedat Vahdet Yerli, kontrolsüz balık tüketiminin her zaman risk yaratacağını, balıkların azalmasının sebebinin insanlar olduğunu belirtti.

Balık üretiminin sürdürülebilir programlar çerçevesinde gerçekleşmesi gerektiğini belirten Yerli’ye göre “Her doğal ortamın canlılık miktarı ile üretebileceği balık miktarı bellidir. Kendi halindeki balık popülasyonlarında avlanma amaçlı alanlar oluşturulursa riskler doğar.”

Canlıların bir sonraki kuşağı oluşturması zaman alıyor. Avcılık kurallarını koyar ve uygun boyda av yaparsanız nesil kendini toparlar. Balık soyunun büyük oranda tükeneceği tahmini pek şaşırtıcı değil. Balıklarımızı korumak hepimizin görevi.”

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Bucaspor 9 Tane Futbolcusu ile Yollarini Ayırdı…

Gerede Green Park’ta kampa giren Bucapor, yoğun tempoyla yeni sezona hazırlık çalışmalarını sürdürüyor. Kondisyon ağırlıklı çalışma yapan takım, antrenmanı çift kale maçla tamamladı.

Yeni sezona günde çift idmanla hazırlanan Bucaspor’un teknik direktörü Bülent Uygun, ”Sezon öncesi hazırlık kampında, takımımızı oluşturmaya çalışıyoruz. Transferde bununla birlikte devam ediyor. Orhan Ak’la görüşüyoruz. Görüştüğümüz 3-4 tane futbolcu kardeşimiz daha var. Dolayısı ile en yakın zamanda hem takım kurgusunu tamamlamak hem de iyi bir takım olabilmek adına hazırlık maçlarına hazırlanıp lige en iyi şekilde girmek istiyoruz” diye konuştu.

Daha Önce Bucaspor’un resmi internet sitesinde revizyona gideceğini duyurduğunu da hatırlatan Uygun, ”Revizyon çalışmamızı gerçekleştirdik. Bu kapsamda 9 arkadaşımızla yollarımızı ayırdık. 5-6 arkadaşımızla da yollarımızı ayırabiliriz. Bu futbolun doğasında var. Hem kadroyu azaltmak, hem de yeni olan bir takımın eksik yönlerini tamamlamak adına bu tür transferler yapıp tam anlamıyla bir takım oluşturacağız” ifadelerini kullandı.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Bakan Yıldırım’dan tankerlere uyarı

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, 8 noktasında, 85 dereceye varan kıvrımlarıyla tankerler ve transit geçiş yapan gemiler için Türk boğazlarının gelecek için uygun bir taşıma modeli olmayacağını savundu.

Yıldırım, Dünya Perşembe Rotası ve Deniz Haber Ajansı işbirliğiyle Ataköy Sheraton Oteli’nde 5′incisi düzenlenen ”Altın Çıpa Denizcilik Başarı Ödülleri” törenine video konferans sistemiyle katıldı.

Bakan Yıldırım, Türkiye’nin, 2010 yılının ilk çeyreğinde Çin’den sonra en fazla büyüme oranını yakalayan ikinci ülke olduğunu, bu durumun en fazla denizcileri ilgilendiren önemli bir gelişme olduğunu belirtti.

”Her büyüme ve ticaret taşıma demektir. Nasıl küresel ekonomik krizden en fazla denizcilik sektörümüz olumsuz etkilenmişse, toparlanma ve büyüme döneminde de en hızlı şekilde olumsuzluklarını olumluya dönüştürecek sektör yine denizcilik sektörüdür” diyen Yıldırım, kısa sürede gerek deniz taşımacılığının, gerekse gemi inşaat sanayinin krizden önceki değerlerini elde edeceğine inandığını söyledi.

Liman işletmelerinden tersanelere, gemi işletmecilerinden armatörlere, gemi acentelerinden brokerliğe kadar her alanda kalite ve standartları yükseltmeyi hedeflemiş bir bakan olarak 2010 yılında denizcilerle ilgili çok önemli düzenlemeleri geçekleştireceklerini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti:

”Kabotaj ile ilgili düzenlemeler yapacağız, broker yönetmeliğini tekrar güncelleştireceğiz. Deniz emniyetinden asla taviz vermeyeceğiz. Coğrafi Bilgi Sistemi’ni 2009′da yürürlüğe koyduk. Ulusal Acil Müdahale Merkezi’ni de tamamlamak üzereyiz. Her iki sistem uyumlu halde çalışacak, böylece deniz varlığımızdaki bütün hareketleri, verileri gerçek zamanlı izleyebilir hale geleceğiz.”

-TÜRK BOĞAZLARINDAKİ PETROL TRAFİĞİ-

Meksika’da yaşanan deniz kirliliği dolayısıyla tekrar gündeme gelen boğaz geçişlerindeki petrol trafiğine değinen Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

”Boğazlar, dünyanın en zor su yollarından biridir. Türk boğazları, 8 noktasında, 85 dereceye varan kıvrımlarıyla tankerlerimiz için, transit geçiş yapan gemiler için zor bir su yoludur. Bu su yolunun fiziki ebatlarını büyütemeyeceğimize göre, buradan geçecek petrol ve türevi yüklerin gün geçtikçe artması da sürdürülebilir bir taşıma modeli olmayacaktır. O halde bir İstanbul daha olmayacağına göre, 13 milyon insanın yaşadığı dünyanın incisi bu şehrimizi korumak, çevre felaketine meydan vermemek, 13 milyon İstanbullunun olduğu gibi Ulaştırma Bakanlığının da hükümetimizin de birinci derece önemli meselesidir. Bundan böyle geçişlerle ilgili emniyet tedbirleri başta olmak üzere gerekli ilave önlemleri almaya kararlıyız. Karadeniz kıyısını paylaştığımız paydaş ülkelerle, büyük petrol şirketleriyle gönüllülük esasına göre sorunun çözülebileceğini düşünüyoruz. Bu konuda da çalışmalarımızı sürdürüyoruz.”

Denizlerin, ormanların, çevrenin ve kentlerin bütün insanlığın ortak değeri olduğunu dile getiren Yıldırım, ”Bu ortak değere sahip çıkmak hepimizin görevidir. Dünya ticareti devam edecek, artan petrol, enerji ihtiyacı devam edecek ama bir başka devam etmesi gereken denizlerimizin, çevremizin güvenli ve temiz olması” diye konuştu.

-ÖDÜLLER-

Törende daha sonra jüri tarafından belirlenen kişi, kurum ve kuruluşlara ödülleri verildi.

Gemi kiralama şirketi Marvel ile gemi alım ve satım şirketi Spot Denizcilik Ticaret Limited Şirketine ”Brokerlik” ödülü, Arkas ve Polimer Denizcilik şirketlerine ”Gemi Acenteliği” ödülü, İdeal Teknoloji Bilişim Çözümleri A.Ş, Onursan CO LTD, Dünya Yatçılık ve Beşiktaş Gemi İnşa ve Onarım Tersanesine ”Gemi İnşa Sanayi” ödülü verildi.

Doğuş Turgut Reis Marina İşletmeciliği, Yılport Konteyner Terminali ve Liman İşletmeleri ”Liman ve Marina İşletmeciliği” ödülüne, Taşkent Denizcilik ”Turistik Yolcu Taşımacılığı” ödülüne, Gülnak Denizcilik ve İnce Denizcilik ”Armatörlük” ödülüne layık görüldü.

Prof. Dr. Yücel Odabaş anısına verilen ”Yaşam Boyu Başarı Ödülleri”ni, Denizde Uyduyla Haberleşme Örgütü Başkanı Eseteban Pacha-Vicente ile Uluslararası Denizcilik Örgütü İtalya Temsilcisi Admiral Giancarlo Olimbo aldı.

Gemi Sanayicileri Derneği, Denizcilik Fakültesi Mezunları Sosyal Yardımlaşma Vakfı, Türk Boğazları Gemi Trafik Hizmetleri Merkezi Müdürü Tuncay Çehreli ve GESTAŞ Genel Müdürü Hasan Yürükçü’ye başarı plaketi verildi.

Grimaldi Lines ”Yılın Car Carrier Operatörü”, Mediterranean Shipping Company S.A ”Yılın Konteyner Hat Operatörü” ödülüne layık görüldü.

Geceye, Ulaştırma Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Suat Hayri Aka, Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, Uluslararası Denizcilik Örgütü Teknik Komite Direktörü Monica Mbanefo, İran’ın Londra Başkonsolosu Safarali Eslamian Koupaei, Deniz Haber Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Recep Canpolat, Dünya Şirketler Grubu Yönetim Kurulu Başkan Vekili Erdem Top ile denizcilik sektöründen çok sayıda davetli katıldı.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

17 Yaşındaki Liseli, Trafik Uygulaması Yapan Bir Polise Çarparak Ölümüne Sebep Oldu..!

Ankara’da, trafik uygulaması yapan ekiplerin ”dur” ihtarına uymayan bir araç, çarptığı polis memurunu ağır yaralayarak kaçtı. Hastaneye kaldırılan polis memuru kurtarılamadı.

Turan Güneş Bulvarı’nda saat 23.50 sıralarında meydana gelen olayda, plakası alınamayan araç, bir süre sonra izini kaybettirdi. Edinilen bilgiye göre, trafik kontrolü yapan polis memuru Gökhan Çimen ve diğer memur arkadaşları yola duba döşedi. Bu sırada aşırı hızlı olduğu belirtilen ve plakası alınamayan Jetta cinsi bir araç, önce dubalara, sonra kontrolü yapılan araca, daha sonra da polis memuru Gökhan Çimen’e çarparak olay yerinden kaçtı.

Çarpmanın etkisiyle yere düşen polis memuru için olay yerine sağlık ekipleri çağırıldı. Polis memuru Çimen, ambulansla Ankara Güven hastanesine kaldırıldı. Polis ekipleri, hastaneye akın ederken yaralı arkadaşları için uygun kan aradılar.

Ekipler, Ankara genelinde kazaya karışan Jetta cinsi aracı ve sürücüsünü aradı. Bu sırada ameliyata alınan polis memuru Gökhan Çimen tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Kaçan şahsın yakalanması için Ankara polisi alarma geçti. Yaşamını yitiren polis memurunun çalışma arkadaşı yaşadıkları olay karşısında gözyaşlarını tutamadı.

*** Polis Memurunun Ölümüne Neden Olan 17 Yaşındaki Sürücü Yakalandı ***

Ankara’da, uygulama yapan ekiplerin ”dur” ihtarına uymayarak, aracıyla çarptığı polis memurunun ölümüne yol açan ehliyetsiz sürücü B.Y. (17) evinde yakalandı.
Zanlının, babasına ait 34 FC 5141 plakalı otomobil ile polis memuruna çarptığı öğrenildi. B.Y. gece saatlerinde Doğukent Caddesi üzerinde uygulama yapan polis ekiplerinin “dur” ihtarına uymamış, polis memuru İrfan Çimenoğlu’nun (41) yaşamını yitirmesine neden olmuştu.

Kahire Caddesi 551. Sokakta bulunan Muratcan Apartmanındaki, babası Fahrettin Yılmaz’a ait evde yakalanan zanlı, sorgulanmak üzere Cinayet Büro’ya götürüldü. Apartmanın parkında bulunan, ön camı ve sağ dikiz aynasının kırık olan araç, olay yeri inceleme ekiplerinin yaptığı çalışmanın ardından çekici ile emniyet parkına kaldırıldı. Gözaltına alınan zanlının, Sancaktepe Lisesi 12. sınıf öğrencisi olduğu kaydedildi.

Yıldızevler Polis Merkezi’nde görevli olan şehit polis memuru İrfan Çimenoğlu’nun evli ve iki çocuk babası olduğu aktarıldı.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Kimliği Belirsiz Kişilerce Kağıthane’de 3, Beyoğlu’nda da 4 Otomobil Kundaklandı.

Kağıthane’de kimliği belirsiz kişiler 3 otomobili molotofkokteyli atarak kundakladı. Polis, faillerin yakalanması için çalışma başlattı.

Olay, Seyrantepe Güvercin Sokak’ta saat 02.30 sıralarında meydana geldi. İddialara göre, motorsikletle gelen kimliği belirsiz kişiler, sokak üzerinde park halinde bulunan 3 otomobili molotofkokteyli atarak ateşe verdi. Duydukları ses üzerine dışarı çıkan vatandaşlar, otomobillerin yandığını gördü. İhbar üzerine olay yerine polis ve itfaiye ekipleri sevk edildi. Otomobillerdeki yangın, itfaiye ve vatandaşların müdahalesiyle söndürüldü. Otomobillerde büyük çapta maddi hasar meydana geldi.

Polis ekipleri, eşkali alınan ve 2 kişi olduğu tespit edilen kundakçıları yakalamak için çalışma başlattı.

BEYOĞLU’NDA 4 OTOMOBİL KUNDAKLANDI

Beyoğlu’nda kimliği belirsiz kişi ya da kişiler, park halindeki 4 otomobili molotofkokteyli ve yanıcı madde kullanarak ateşe verdi. Alev alev yanan otomobiller, kullanılamaz hale geldi. Olayın faillerini yakalamak için çalışma başlatan polis ekipleri, eşkale uygun motorsikletli 2 kişiyi yakalayarak gözaltına aldı.

Olay, Örnektepe Mahallesi Pazar İçi Sokak’ta saat 04.00 sıralarında meydana geldi. Görgü tanıklarının ifadelerine göre, kimliği belirsiz kişiler, sokak üzerinde park halinde bulunan 4 otomobili, üzerlerine yanıcı madde döktükten sonra molotofkokteyli atarak ateşe verdi. Ses üzerine dışarı çıkan vatandaşlar, otomobillerin alev alev yandığını gördü. Otomobil sahipleri, durumu hemen polise ve itfaiyeye haber verdi. Olay yerine çok sayıda polis ekibi sevk edildi.

Mahalle sakinleri, alev topuna dönen otomobilleri söndürmek için büyük çaba harcadı. Bazı vatandaşlar kovalarla taşıdıkları suyla yangına müdahale ederken bazı vatandaşlar da evlerinden bağladıkları hortumla yangını söndürmeye çalıştı. Yanan otomobillerde zaman zaman patlamalar da meydana geldi.

Bir süre sonra olay yerine gelen itfaiye ekipleri, yangın söndürmek için çalışmalara başladı. İtfaiye ve vatandaşların müdahalesiyle söndürülen otomobiller kullanılamaz hale geldi. Bazı sürücüler de araçlarını çekerek yanmaktan son anda kurtardı.

Kağıthane ve Beyoğlu’ndaki kundaklama olaylarıyla ilgili polis ekipleri şüpheli şahıslar üzerinde çalışma başlattı. Örnektepe’deki kundaklama olaylarından kısa süre sonra polis ekipleri, motorsikletli şüpheli 2 şahsı yakaladı. Gözaltına alınan Selim Kaya (22), Burhan Çelikel (19) isimli şüpheli şahıslar Çağlayan Polis Merkezi Amirliği’ne götürüldü. Motorsikletin bagaj kısmında yapılan aramada, içerisi yanıcı madde kokan iki adet plastik şişe, hortum ve bez parçaları bulundu.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Gaziantep Tarım İl Müdürü İbrahim Yılmaz’dan Uyarı ..!

Gaziantep  ve Kahramanmaraş’ta üretilen biberlerin hasat döneminin yaklaştığını ifade eden Tarım İl Müdürü İbrahim Yılmaz, üretimin temiz, sağlıklı ve tüketime uygun bir hale getirilmesi için çiftçilerin yeni Gıda Yönetmeliğine uymalarını tavsiye etti.

Tarım İl Müdürü İbrahim Yılmaz, son yıllarda uyguladıkları yeni bir sisteme göre toprak üzerinde kurutulan biberlerin hijyenik bir şekilde üretildiğini ifade ederek, çiftçilerin biber üretimi hakkında dikkatli olmaları yönünde uyarılarda bulundu. Yeni çıkan Gıda Yönetmeliği Kanununa göre cezaların kat kat artırıldığını vurgulayan Yılmaz, çiftçilerin cezai müeyyideye uğramamaları için Gıda Yönetmeliğine uymalarını tavsiye etti.

Çiftçilerin ürettikleri biberi toprağa sermeden kurutmalarının biberde aflatoksin oluşmasını engellediğini kaydeden Tarım İl Müdürü İbrahim Yılmaz, şöyle konuştu:

‘Çiftçilerimi biber üretiminde çok dikkatli olmalıdır. Son yıllarda çiftçilere verdiğimiz eğitimin ardından biber üretimi daha bilinçli yapılmaya başladı. Her şeyden önce insan sağlığını düşünmek zorundayız. Türkiye’de kırmızıbiber yaklaşık olarak 9 bin hektar arazi üzerinde yetiştiriliyor. Yaygın olarak Gaziantep, Kahramanmaraş, Kilis, Aydın ve Hatay illeri olmak üzere Türkiye’nin farklı illerinde kırmızıbiber yetiştiriciliği yapılırken toplam 5 bin 243 hektar kırmızıbiber üretim alanına sahip olan Gaziantep ve Kahramanmaraş’ta Türkiye?deki toplam kırmızıbiber üretiminin yüzde 72’si gerçekleştiriliyor.’

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

UEFA, Bursaspor için denetimde

UEFA yetkilileri, yeni sezonda Şampiyonlar Ligi’nde mücadele edecek olan Bursaspor’un maçlarını oynayacağı Atatürk Stadı’nda incelemelerede bulundu.

UEFA kriterlerine uygun hale getirilmesi için yapılan çalışmaları yerinde görmek üzere sabah saatlerinde stada gelen UEFA delegesi Willie Macdavgall, UEFA Team Offıce’den Titiona Gaier ve Markus Krienbil’e Bursaspor Kulübü 2. Başkanı Haluk Özkıyıcı, alt yapı sorumlusu Necmettin Kocaman, yönetici Mehmet Kara ve Kulüp Genel Müdürü Osman Nuri Biçer eşlik etti. Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe de bir süreliğine incelemelere katıldı.

Statta daha önce tepbit edilen ve 22 maddeden oluşan eksikilerin giderilimesi konusunda yapılan çalışmaları gözlemleyen UEFA yetkilileri önce saha içinde incelemelerde bulundu, daha sonra soyunma odaları, hakem odaları, VİP, şeref tribünleri, basın tribünü, tuvaletler ve taraftarların giriş-çıkış kapılarını çok sıkı kontrol ettiler. 2 saat süren incelemeler sırasında Kültürpark’ın içindeki restoranları da gezen yetkililer, konuk takım taraftarları için Anadolu Spor Gazetecileri Derneği (ASGD) binasının yanından Kültürpar’a kapı açılmasını istediler.

UEFA yetkilileri incelemeler sonunda açıklama yapma yetkilerinin bulunmadığını söylerken, Bursaspor Kulübü 2. Başkanı Haluk Özkıyıcı, “Bursa için tarihi bir gün. Bugün burada UEFA heyetindeki konuklarımız 22 maddeden oluşan eksiklerin hepsini gözden geçirdi. Şu ana kadar yapılan çalışmalarda bazı konularda önerileri oldu. O konularda bilgi alışverişinde bulunduk” dedi.

Atatürk Stadı’nın şehir içinde olmasından dolayı park sorununun yaşanacağını ve bir tek bu konuda sıkıntı yaşanacağını sözlerine ekleyen Özkıyıcı, “Ona da bir formül bulacağız” diye konuştu.

Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe ise, “Atatürk Stadı’ndaki genişletme çalışmaları ve yeni yapılacak Timsah Arena ile birlikte Bursa, UEFA standartlarında iki tane stat kazanmış olacak. Bursaspor, Bursa’ya yakışan bir başarı elde etti ve şimdi Türkiye’yi yurt dışında temsil edecek. Biz de belediye olarak üzerimize düşeni yapıyoruz. Atatürk Stadı’ndaki gelişmeler memnun edici” dedi

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

BM’den Türkiye’ye soruşturma aç önerisi

BM’nin Orta Doğu özel koordinatörü Robert Serry, İsrail’in Gazze’ye yardım götüren gemilere saldırısının ardından BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun’un “uluslararası soruşturma açılması yönündeki teklifinin halen masada” olduğunu söyledi.

Serry, BM Güvenlik Konseyinin Orta Doğu konulu toplantısında, Konsey üyelerine Gazze’deki son gelişmelerle ilgili bilgi verdi. Serry, 31 Mayısta İsrail askeri güçlerinin Gazze’ye yardım götüren gemilere yaptığı askeri harekatta 9 sivilin ölmesinden ve 7’si İsrail askeri olmak üzere 30 kişinin yaralanmasından Genel Sekreter Ban’ın derin üzüntü duyduğunu belirtti.

Güvenlik Konseyi’nin 1 Haziranda kabul ettiği başkanlık açıklamasında, “uluslararası standartlara uygun acil, tarafsız, güvenilir ve şeffaf soruşturma açılması çağrısında bulunduğunu” hatırlatan Serry, Genel Sekreter Ban’ın bu kapsamda hem Türkiye’nin hem İsrail’in aktif olarak katılacakları uluslararası bir soruşturma komisyonu açılmasını önerdiğini, bu konuda iki ülkeye de bilgi verdiğini söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun 14 Haziranda İsrail’in kendi soruşturmasını başlatacağını duyurduğunu hatırlatan Serry, şöyle konuştu:

“Genel Sekreter Ban, bu açıklamayı not etmiştir, İsrail’in soruşturma açmasının önemli olduğunu ve bunun, kendisinin uluslararası soruşturma komisyonu açılmasına yönelik önerisiyle uyumlu olabileceğini düşünmektedir. Bu iki soruşturma birleştirilirse uluslararası toplumun güvenilir ve tarafsız soruşturma istemini karşılar. Genel Sekreter Ban’ın uluslararası soruşturma açılması teklifi, ulusal soruşturma açılmasıyla uyumsuz değildir, iki yaklaşım birbirini desteklemektedir. Genel Sekreter Ban’ın uluslararası soruşturma açılması teklifi de hala masadadır.”

-MAVİ MARMARA’DAKİ KARGONUN GAZZE’YE TESLİMİ-

Robert Serry, BM Güvenlik Konseyi’nin başkanlık bildirisi doğrultusunda Gazze’ye yardım götüren gemilerdeki kargonun Gazze’ye ulaştırılmasında “istisnai olarak” sorumluluk üstlendiğini belirterek, BM’nin bu kapsamda 3 Türk gemisindeki yardım malzemelerinin sahiplerinin ve İsrail yetkililerinin onayının alındığını söyledi.

“Gemilerdeki kargo BM tarafından Gazze’ye ulaştırılacak ve dağıtılacak” diyen Serry, bu kapsamda (Hamas’ı kastederek) Gazze’deki “de facto yetkililerin” BM’nin kargonun dağıtımındaki yetkisine saygı göstermelerini beklediklerini bildirdi.

“Türk Hükümetinin bu süreci kolaylaştırma kapsamında oynadığı yapıcı rolü takdir ettiklerini” de vurgulayan Serry, gemilerde bulunan tıbbi ve inşaat malzemelerinin Gazze’ye kısıtlama konmadan ulaştırılmasını sağlamak istediklerini ifade etti.

-”GAZZE’DEKİ DURUM DEVAM EDEMEZ”-

Yaşanan bu gemi krizinin Gazze’deki durumun devam edemeyeceğini de gösterdiğini belirten Serry, Gazze’deki ablukanın sona ermesi gerektiğini, İsrail’in şu anki politikalarının kabul edilemez olduğunu ve ters teptiğini kaydetti.

Gazze’deki durumun temelden değişmesi gerektiği yönünde Orta Doğu Dörtlüsü (ABD, BM, AB ve Rusya) arasında görüş birliği olduğuna dikkati çeken Serry, İsrail’in, güvenliği açısından yasal bir nedeni olmadığı sürece, Gazze’ye tüm malzemelerin girişine izin vermesi gerektiğini söyledi.

-”TÜRKİYE DE SORUŞTURMA AÇABİLİR”-

Serry, A.A muhabirine yaptığı açıklamada da soruşturmayla ilgili olarak Genel Sekreter Ban’ın teklifinin masada olduğunu, bu teklifin ne İsrail’in ne de Türkiye’nin kendilerinin soruşturma açma haklarını ellerinden almadığını ifade etti. Olayda 9 Türk’ün öldüğünü belirten Serry, herşeyin incelenmesi gerektiğini ve Genel Sekreterin soruşturmasının İsrail ve Türkiye’nin soruşturmalarını tamamlayabileceğini söyledi.

Serry, Türk hükümetine gemideki kargoların Gazze’ye ulaştırılmasında BM’ye rol verdiği için ayrıca teşekkür etmek istediğini, bunu gerginliği azaltacak bir unsur olduğunu ve Türk halkı tarafından Gazze’ye gönderilen yardım malzemelerini yerine ulaştıracaklarını bildirdi.

Bu arada, diplomatik kaynaklar, Konsey toplantısının basına kapalı kısmında, Güvenlik Konseyi’nin 1 Haziranda kabul ettiği, “uluslararası standartlara uygun acil, tarafsız, güvenilir ve şeffaf soruşturma açılması çağrısında bulunan” başkanlık açıklamasının gereğinin yerine getirilmesi konusunda güçlü bir destek olduğunu belirttiler.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati