Chat.com.tr
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
12.Tem.2010
Televizyon Gazetesi.com yazarı Şadan Kaba, Türk Malı dizisinin neden sevildiğini anlattığı yazısında bir de büyük tehlikeden bahsetti.
Şafak Sezer ve Binnur Kaya’nın muhteşem Oyunculuğuna karşın dizi yakında izleyenleri sıkabilir.
Şadan Kaba, özellikle senaryo yazarı Tayfun Güneyer’in dakkitani çekiyor.
26.May.2010
Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi (TMOK) Fair Play Komisyonu’nun düzenlediği Türkiye Fair Play Ödülleri sahiplerini buldu.
TMOK Başkan Yardımcısı Türker Arslan, Beşiktaş’ın tecrübeli kalecisi Rüştü Reçber’e de Denizlispor maçında kendisinden çıkan top sonrası aut kararı alan hakemi uyarması nedeniyle Kutlama Mektubu verme kararı aldıklarını dile getirdi.
Büyük ödül Elvan’ın
Türker Arslan, federasyon tarafından ‘şike ve teşvik’ iddiaları üzerine Etik Kurulu tarafından inceleme başlatılan Rüştü için, “Suça yönelik durum kesinleşirse bizim her zaman ödülü geri alma durumumuz var” dedi. Arslan, büyük ödüle milli atlet Elvan Abeylegesse’nin layık görüldüğünü söyledi. Bu arada, Türkiye Fair Play Ödülleri, 4 Haziran Cuma günü Olimpiyatevi’nde gerçekleştirilecek törenle sahiplerine verilecek.
Türkiye Fair Play Ödülü’ne layık görülen diğer kişiler ise şöyle:
DAVRANIŞ DALI:
Şeref Diploması: Ayhan Tuzlalı (Sivas Cumhuriyet Ünv. Öğrencisi-Yüzücü), Sezer Karapınar (K.Maraş 17 Yaş Altı kalecisi), Yusuf Bahri Keskinalemdar (Çorlu G.Birliği futbolcusu), Kutlama Mektubu: Rüştü Reçber (Beşiktaş kalecisi)
KARİYER DALI:
Büyük ödül: Amine Altın (Beden Eğitimi Öğretmeni), Şeref Diploması: İstanbul Yüzme İhtisas Kulübü, Kutlama Mektubu: Prof. Dr. Sami Mengütay (Kano Federasyonu Başkanı),
TANITIM DALI:
Büyük ödül: İzmir Kazım Dirik İlköğretim Okulu, Şeref Diploması: Faruk Sükan (Eski Edirne Milli Eğitim Müdürü), Kutlama Mektubu: Prof. Dr. Yavuz Taşkıran (Kocaeli Ünv.Beden Eğitimi ve Yüksek Okulu Müdürü), Voleybol Yıldız Kız Milli Takımı.
21.May.2010
| On gün sonra, 17 Mayıs 2006′daki Danıştay saldırısının 4. yıldönümü. Geçen yıl dava, Ergenekon davası ile birleştirilmişti. Bu karar, Cumhuriyet tarihinin en önemli yargı duruşudur. | |
|
Onun için, bu yıldönümünde, Yargıtay ve Danıştay başkanları ile HSYK başkan vekilinin konuşmalarını çok merak ediyorum. Danıştay 2. Dairesi’ne 17 Mayıs 2006 günü yapılan saldırıda, üye Mustafa Yücel Özbilgin hayatını kaybetti. Halen Danıştay başkanı olan Mustafa Birden ve 3 hâkim yaralanmıştı. Saldırgan Alparslan Arslan, bir polis memurunun dikkati ve kahramanlığı sayesinde yakalandı. İlk tepkiler, bir düğmeye basıldığını, daha önce gördüğümüz tertip ve provokasyonların, aynısıyla karşı karşıya olduğumuzu gösteriyordu. Dönemin Cumhurbaşkanı Sezer, saldırıdan birkaç saat sonra; “Bu, aslında laik Cumhuriyet’e yapılan bir saldırıdır. Bu saldırıya neden olanlar (AK Parti’yi kastediyor.) davranışlarını yeniden gözden geçirmelidirler.” dedi. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal; “Türkiye’de siyasete kan bulaşmıştır.” tahrikini yaptı. Dönemin Danıştay Başkan Vekili (Emin Çölaşan’ın eşi) Tansel Çölaşan; “Saldırgan, ‘Allah’ın askeriyim, Allahü ekber’ diyerek ateş etti.” diyerek yangına körük salladı. (Bu ifadeler, saldırıya maruz kalan Danıştay üyelerince ertesi gün yalanlandı.) Başta Hürriyet gazetesi, Milliyet, malum medya, gazete ve televizyonlarda, laik kesimi sokaklara dökmek için insafsız yayınlar yaptılar. Danıştay saldırısının davası, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Şubat 2008′de, mahkeme sanıkları cezalandırdı. Gerekçeli kararda, cinayetin ‘türban düzenlemesi’ sebebiyle gerçekleştirildiği söylendi. Ayrıca, kararda, “Ergenekon terör örgütüyle, Danıştay saldırısı arasında bir bağlantının bulunmadığı” ileri sürüldü. 7 Ekim 2008′de, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, mahkemenin kararına itiraz etti. Ergenekon soruşturmasına ait tüm belge ve beyanların getirtilerek yeniden bir karar verilmesini istedi. 16 Aralık 2008′de, Yargıtay 9. Ceza Dairesi, 8 sanık hakkında Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen kararı oybirliğiyle bozdu. “Ergenekon davası ile bu dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunduğunun iddia edilmiş olması karşısında, öncelikle davaların birleştirilmesinde zorunluluk bulunduğuna” işaret edildi. 20 Nisan 2009′da, yeniden görülmeye başlanan Danıştay davasının ikinci duruşmasında, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi, ilk kararında ısrar etmeyerek, Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin verdiği bozma kararına uydu. 3 Ağustos 2009′da, İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, birinci Ergenekon davası ile Danıştay üyeleri ve Cumhuriyet Gazetesi’ne yönelik saldırıya ilişkin davanın birleştirilmesine karar verdi. Yargının vicdanının, kendi arkadaşlarının katledilmesini kabullenmediğini görüyoruz. Bu çok önemli bir duruştur. Evet, hâlâ yargı içinde, Ergenekon davasının saptırılması, sulandırılması, bulandırılması, örtbas edilmesi için direnenler vardır. Ama dikkat ediniz, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itiraz etmese, Yargıtay 9. Dairesi, birleştirme talep etmese ve ilk mahkeme ile İstanbul 13. Ağır Ceza, yeni durumu kabullenmese, Ergenekon davası özünü kaybederdi. Birleştirme olmasaydı, davanın geleceği de tehlikeye girerdi. İkincisi, Ergenekon davası, yani devlet içindeki kirli ve kanlı yapılardan kurtulma ve Türkiye’nin demokratikleşmesi davası, bir AK Parti projesi değildir. Cuntacılara rağmen, devletin içindeki dürüst, vicdanlı gerçek vatansever insanlar harekete geçmiştir. Ordu, emniyet ve yargıdaki bu hasret kaldığımız duruş, alternatif medyadaki yiğit duruş, Ergenekon davası için en büyük teminattır. Dileriz, diğer medyadaki dürüst ve vicdanlı insanlar da, kendi arkadaşlarının katledilmesini kabullenmeyeceklerdir. Bana çok soruluyor: “Bu işin sonu nereye varır? Anayasa değişikliği, referandum ne olur?” Ben her defasında, “Türkiye’yi, milletimizi ve insanlığı parlak bir gelecek bekliyor.” diyorum
|
17.Mar.2010
Show Tv’nin Yeni Dizisi Beğeni Topladı ve İzleyenleri Güldürdü.!
Şafak Sezer ile Binnur Kaya’yı bir araya getiren dizi ilk bölümü ile ekranda yer aldı.!
Sabah gazetesi televizyon eleştirmeni Yüksel Aytuğ, diziye ıSO belgesini verdi. Aytuğ, şöyle yazdı;
“Show TV’nin yeni sit-com’u “Türk Malı”nı sevdim, bol bol da güldüm. Şafak Sezer’in komedisini zaten beğenirim, bir de yanına Binnur Kaya gibi “insanları güldürmek için imal edilmiş” bir kadın ve “kaleminde mürekkep yerine espri dolaşan” Tayfun Güneyer eklenince, dizi tam bir şenliğe dönmüş. Şafak’ın canlandırdığı postacı Erman, biraz “Evli ve Çocuklu”dan, azıcık da Recep ivedik’in çoluk çocuğa karışmış halinden izler taşıyor. Ama yine de tam bir Türk Malı…”
Son Yorumlar