Chat.com.tr
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
03.Mar.2010
Hindistan’da Bir Donanma Uçağı Gösteri Sırasında Bir Binaya Çarparak Düştü. Kazada, Uçağın Pilotu ve Yardımcı Pilotu Ölürken, Yerdeki 4 Kişi de Yaralandı.!
Donanma komutanı Amiral Nirmal Vermal, ülkenin güneyindeki Andhra Pradeş eyaletinin merkezi Haydarabad’daki havaalanı yakınında, bir yerleşim yerindeki binaya çarpan uçağın pilotlarının kaza sırasında fırlatma koltuklarını kullanamadığını belirtti..
Amiral Vermal, uçağın kontrolden çıktığını kaydederken, kazanın nedeninin henüz belirlenmediğini söyledi.
Polis açıklamasında da, uçağın üç katlı binanın tepesindeki su tankına çarptığı belirtilerek, binanın en üst katında ağır hasar meydana geldiği bildirildi.
Televizyonlarda yayımlanan görüntülerde, uçağın hava akrobasisi yaparken daldıktan sonra yeniden irtifa kazanamadığı görüldü.
Hava gösterilerinin, Hindistan’da aralarında ABD ve Fransa’nın da bulunduğu bazı ülkelerin de katılımıyla sivil havacılık haftası dolayısıyla düzenlenen etkinlikler kapsamında yapıldığı belirtildi.!
12.Şub.2010
Cem Garipoğlu’nun Üzerine Şırınga ile Bir Sıvı Püskürten İbrahim Enver Karabulut Gözaltına Alındı.!
Etiler’de bir çöp konteynerinde parçalanmış cesedi bulunan Münevver Karabulut cinayetinin ilk duruşmasında, katil zanlısı Cem Garipoğlu’na ne olduğu bilinmeyen sıvı madde fırlatan Enver Karabulut, polis tarafından gözaltına alındı.
Mahkeme salonundan çıkartılan Enver Karabulut, Bakırköy İlçe Emniyet Müdürlüğü Çocuk Büro Amirliği’ne getirildi. Enver Karabulut’un sağlık kontrolüne götürülmesi bekleniyor.
SIVININ ASİT OLDUĞU İDDİASI
Öte yandan Cem Garipoğlu’na atılan sıvının asit olduğu iddia edildi. Cem Garipoğlu’na fırlatılmak istenen sıvının bir kısmı, Karabulut ailesi ile bir gün önce röportaj yapan NTV muhabiri Özgür Yılmaz’ın eline geldi. Yılmaz’ın, Enver Karabulut’a sıvının ne olduğunu sorduğunda, ‘nitrik asitli bir şey’ karşılığını aldığı öğrenildi.
10.Şub.2010
Çapkın, ‘Hrant Dink Cinayeti Davasında Gizli Tanığın Polis Tarafından Hazır Edilmesinin Unutulduğu’ İddiasını Yalanladı.!
İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, ”Hrant Dink cinayeti davasında gizli tanığın polis tarafından hazır edilmesinin unutulduğu” iddiasına ilişkin, mahkemece polise yazılan herhangi bir yazı olmadığını söyledi.
Çapkın, İstanbul Emniyet Müdürlüğünün Vatan Caddesindeki yerleşkesinden ayrılırken gazetecilerin, ”Hrant Dink cinayeti davasının dünkü duruşmasında gizli tanığın hazır edilmesinin unutulduğu yönünde iddialar bulunduğunu, bu konuda polisin ihmali olup olmadığını” sormaları üzerine, ”Hayır, asla polisin bir ihmali yok. Çünkü tanık veya gizli tanıklar, mahkemece polise yazı yazılır öyle getirilir. Polise böyle bir yazı, istek yok. Spontane gelişmiş bir olay sanıyorum” dedi.
Dün akşam böyle bir isteğin olmadığını açıkladıklarını ifade eden Çapkın, bugün 14. Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının da bunun doğru olduğunu söylediğini kaydetti.
Çapkın, gazetecilerin, ”Ümraniye’de pazar günü yapılan protestoda bir başkomiserin parmağının kopmasına” ilişkin soruları üzerine de bu konu hakkında ilgili birimlerin çalışma yürüttüğünü bildirdi.
Protestonun, açılışı yapılan hastanenin 200 metre ilerisinde yaşandığını ifade eden Çapkın, ”Bunlar yol kesmeye çalışınca arkadaşlarımız müdahale etmişler ve bu arada da eylemcilerden biri başkomiserimizin parmağını ısırmıştır” diye konuştu.
Çapkın, yaralanan başkomiserin sağlık durumunun iyi olduğunu belirterek, başkomiserin kopan parmağının, benzer bir sağlık sorunu yaşayan Fatih Terim’in tedavisini gerçekleştiren doktor tarafından dikildiğini kaydetti. (Anadolu Ajansı)
04.Şub.2010
Çin’de, Dokuz Yaşındaki Bir Kız Sezaryen Doğum ile Bir Erkek Çocuk Dünyaya Getirdi.!
Çin’de, dokuz yaşındaki bir kızın sezaryen doğum ile bir erkek çocuk dünyaya getirdiği bildirildi. Kızın, dünyadaki en genç anne olduğu belirtildi.
Çin medyasında yer alan haberlerde, dokuz yaşındaki kız Changchun kentindeki hastaneye 8 aylık hamileyken getiriliyor. Adı açıklanmaya kızın, hastaneye getirildikten iki gün sonra sezaryen doğum ile 2 kilo 720 gram bir erkek çocuk dünyaya getirdiği kaydedildi. Annenin yaşı ve olası sağlık sorunları düşünüldüğünde, çocuk ve annenin sağlık durumunu iyi olduğu ifade ediliyor. Kızın ailesi, çocuklarının hamile kalması ile ilgili durumu konuşmak istemeseler de, durumu polise bildirdiklerini açıkladılar.
Çin yasalarına göre 14 yaşın altındaki çocuklarla cinsel ilişki tecavüz olarak kabul ediliyor. Polis çocuğun babasını belirlemek için çalışma başlattı. Çin’de son yıllarda genç yaştaki hamilelikleri arttığı bildiriliyor.
(CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)
31.Oca.2010
Küçükçekmece Güney Yan Yolda Aşırı Hız Yapan Cip, Otomobile Çarpıp Yaklaşık 200 Metre Sürüklendi. Bariyerleri Parçalayan ve Ağaçları Deviren Cip’te Bulunan 3′ü Kadın 4 Kişi ile Otomobil Sürücüsü Yaralandı.!
Kaza saat 05.00 sıralarında D-100 Karayolu Güney yan yol Küçükçekmece mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 34 AST 25 plakalı Cip süratle yan yol üzerinde ilerlereken karşı yönden gelen Ahmet Aydın yönetmindeki 34 ZN 1869 plakalı otomobile çarptı. Otomobil kaldırıma çıkıp durabildi. Cip ise bariyerleri parçalayıp önce kaldırıma, ardından da boş alana çıktı. Ağaçları devirerek yaklaşık 200 metre sürüklenen Cip aydınlatma direğine çarparak durabildi.
Kazada Cip’te bulunan Burcu Giray ve beraberindeki 2 kadın ile Cip’in sürücüsü ağır yaralandı. Otomobil sürücüsü Aydın’ın başında da sıyrıklar oluştu. Kazada yaralanan şahıslar Bakırköy Sadi Konuk Eğitim Araştırma Hastanesi’ne kaldırılarak tedavi altına alındı. Kaza sonrası Cip ve otomobil kullanılamaz hale geldi. Öte yandan kaza sırasında Cip’in tekerleğinin fırlaması sonucu Naci Alkışoğlu’nun kullandığı 34 TEE 06 plakalı taksi de zarar gördü.
Görgü tanıkları Cip’in çok hızlı olduğunu belirterek, “Karşı yönden gelen otomobile çarptıktan sonra metrelerce sürüklendi. Kaldırımdaki bariyerleri ve ağaçları devirdi.” dedi.
Olay mahallinde incelemelerde bulunan polis kazaya ilişkin soruşturma başlattı. (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)
31.Oca.2010
Kadıköy ‘de İki Grup Arasında Çıkan Tartışma Büyüyünce Silahlar Devreye Girdi. Olayda 1 Kişi Öldü, 2 Kişi de Yaralandı.!
Kadıköy’de iki grup arasında çıkan tartışma büyüyünce silahlar devreye girdi. Olayda 1 kişi öldü, 2 kişi de yaralandı.
Edinilen bilgiye göre, gece 03.00 sıralarında eğlence mekanından çıkan Murat Çiçek, Necati Soysal ve Emin Dirikoğlu Bahariye Caddesi üzerinde kaldırıma oturarak alkol almaya devam etti. İçinde 3 kişi bulunan beyaz bir otomobil bu kişilerin yanında durdu. Otomobildeki şahıslarla Çiçek, Soysal ve Dirikoğlu arasında tartışma başladı. Tartışma büyüyüp kavgaya dönüşünce, otomobildeki kimliği belirlenemeyen şahıslar silahlarını çekerek Çiçek, Soysal ve Dirikoğlu’na ateş açtı. Vücudunun çeşitli yerlerine kurşun isabet eden Çiçek olay yerinde hayatını kaybetti. İhbar üzerine olay yerine gelen sağlık ekipleri olayda yaralanan Soysal’ı Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, Dirikoğlu’nu ise Haydarpaşa Numune Hastanesi’ne kaldırdı. Yaralıların durumunun iyi olduğu öğrenildi. Polis olayla ilgili görgü tanıklarının ifadelerine başvurup, olay mahallinde incelemelerde bulunduktan sonra failleri aramaya başladı. Polis görgü tanıklarının belirttiği beyaz otomobili bir süre kovaladı ancak failler yakalanamadı. Olayla ilgili soruşturma sürüyor. (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)
27.Oca.2010
Afganistan’daki örgüt üyelerinin de, bağışlarla kurban kesildiğini göstermek üzere, elleri Kalaşnikoflu çocukların da kullanıldığı kesim fotoğraflarını kurban sahiplerine gönderdiği belirlendi.
Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele ve Harekât Daire Başkanlığı koordinesinde çökertilen, fikir babalığını Vakit Gazetesi eski yazarı Mustafa K.’nın yaptığı ileri sürülen El Kaide örgütüne bağlı 57 kişilik oluşumun, düzenlediği organizasyonla kurban başına 130 dolar toplayarak elde edilen parayı Afganistan’a gönderdiği ortaya çıktı. Oluşumun, parayı da kurban bağışı ve düzenlenen yardım günlerinden elde ettiği belirlendi.
Silahlı çocuklar kullanıldı
Afganistan’daki örgüt üyelerinin de kesim sırasında inandırıcı olması için çektikleri fotoğrafları kurban sahiplerine gönderdiği belirtildi. Bu fotoğraflarda eli silahlı çocuklar ve yüzünü kapatan örgüt üyeleri de yer aldı. Şüphelilerin evlerinde ele geçen kitap ve dokümanları inceleyen polis, kendileri ve kendi düşünce yapıları dışındaki herkesi kafir olarak gören örgüt üyelerinin hazırladıkları özel kitapçıklarla Kuran kursu adı altında açtıkları yerlerde eğitim verdiklerini de belirledi. Örgüt üyelerinin, Kuran’daki ayetlerden içinde ‘cihat’ (din adına yapılan savaş) geçen bölümlerden alıntı yapılarak hazırlanan kitapçıklarla eğitildiği ortaya çıktı.
Sanal ortamda kampanya
El Kaide’nin çökertilen Türkiye oluşumu, yapacağı faaliyetleri sanal ortamda üyelerine iletmek için Elif Medya Grubu’nu kurdu.
Örgüt üyelerinin Somali, Afganistan, Türkiye ve Suriye gibi ülkelerde cihat adı altında yaptıkları eylemlere ait görüntüleri grubun aracılığı ile kurulan “diriliszamani” ve “siyahsancaklar.blogcu” sitelerinde yayınladılar. Örgütün düzenlediği yardım geceleri ve kampanyaları da bu grup organize etti.
27.Oca.2010
İmam Hazelahi Abdullah, Selangor eyaletindeki camiye namaz kılmak için gelen Müslümanların, cami avlusunda iki domuz başı bulduğunu söyledi.
Hazelahi, bir başka cami yakınlarında da domuz başları bulunduğunu ifade ederken, Selangor polis şefi Halid Ebubekir, sadece olayı doğrulayabileceğini belirtti.
Hristiyanların da “Allah” kelimesini kullanabileceği yönündeki mahkeme kararı, ülkede tartışma yaratmıştı. Müslüman çoğunluk, kelimenin kendilerine has olması gerektiğini savunurken, hükümet kararı temyize götürmüştü. Karar üzerine çıkan şiddet olaylarında kilise ve mescitlere saldırılar düzenlenmişti.
26.Oca.2010

Nijerya’da geçen hafta yüzlerce kişinin öldüğü Hristiyanlar ile Müslümanlar arasındaki çatışmalardan sonra 61 yeni ceset daha bulundu.
Çatışmaların meydana geldiği ülkenin orta kesimlerindeki Jos kentinin yakınında yer alan Kaduna’nun Müslüman yetkilisi Muhammed Şittu, Jos kentinin 23 km güneyindeki Gero köyünde 51, yakınlarındaki Talçon köyünde de 10 ceset daha bulduklarını belirtti.
Nijerya makamları, Jos kenti ve civarında geçen hafta meydana gelen Hristiyan-Müslüman çatışmalarında 326 kişinin öldüğünü açıklarken, sağlık kuruluşları ve insani kuruluşlar, ölü sayısının son rakamla 500′ü aştığını ve çoğunluğunu Müslümanların oluşturduğunu bildiriyorlar.
Nijerya’da polis, Jos kentinde geçen hafta çıkan kanlı çatışmalara katıldıkları gerekçesiyle 300′ü aşkın kişiyi de tutuklamıştı.
Çatışmalar, Hristiyan çoğunluğun yaşadığı Jos kentinde cami yapılmasının protesto edilmesiyle 17 Aralık’ta patlak vermiş ve civar bölgelere yayılmıştı. Dört gün süren çatışmalarda evler, kiliseler, camiler ve araçlar ateşe verilmişti.
25.Oca.2010

Slovakya basını haftalardır Stefan Gonda adında bir Slovakya vatandaşın peşinde.
Slovakya’da bir gazete, polisin uygulaması hakkında esprili valiz pulu hazırladı
Son zamanlarda ülkedeki en ünlü isim haline gelen 49 yaşındaki elektrik tamircisinin yaşadıkları, bazılarına göre komedi filmlerini aratmayacak nitelikte.
Ama tabii hayatı altüst olan Stefan Gonda’ya soracak olursanız, Slovakya polisinin beceriksizliği yüzünden, kendisinin tesadüfen içine düştüğü durum ancak kara mizahla açıklanabilir.
Olaylar dizisini başlatan kıvılcım Slovakya’da değil, Amerika Birleşik Devletleri’nde aranmalı.
Geçen Noel’de Nijeryalı bir yolcunun bir uçağı havaya uçurma girişimi üzerine, durumdan kendine vazife çıkaran Slovakya polisi, uçaklarda patlayıcı arama tatbikatı yapmaya karar verir.
Dünyanın tüm ülkelerinde polis havaalanlarında patlayıcı ararken, 5 milyon nüfuslu küçük Slovakya’nın güvenlik güçleri de “bizim neyimiz eksik” deyip işe girişirler.
Deneyimli polis köpekleri havaalanına sevk edilir ve yolcuların valizlerindeki patlayıcıları bulmak için köpekler göreve koşulur.
Ama köpeğin valizdeki patlayıcıyı bulabilmesi için, o patlayıcının önce yolcunun valizine girmesi lazım.
Sekiz bavula patlayıcı
İşte bu noktada Slovak polisi, tatbikatın başarılı bir şekilde yapılabilmesi amacıyla “tarihi” bir karar alır ve yolculara haber vermeden, 8 yolcunun valizine gizlice patlayıcı yerleştirir.
Dikkat tehlike! Bu valizi Slovakya polisi kontrol etmiştir.
Bir Slovak gazetesinin, Slovak polisinin tatbikatına ilişkin esprisi
Sonra da kontroller esnasında, köpeklerin yardımıyla patlayıcılar ortaya çıkarılır.
Ama uçaklar kalkarken bir sorun olduğu ortaya çıkar:
Gizli elemanlar sekiz yolcunun valizine patlayıcı yerleştirmişken, köpeklerin ortaya çıkardığı patlayıcı sayısı yedidir.
Yani bir yolcu, valizinde koca bir uçağı rahatça havaya uçurabilecek 500 gramlık bir plastik patlayıcıyla şimdi bir yerlere doğru seyahat etmektedir.
Slovakya polisi önce paniğe kapılır.
Ama rezaletin ortaya çıkmasından fena halde korkan amirler, olayı kimseye söylemezler.
Ancak dördüncü gün, patlayıcının depoda eksik olduğu, denetimler esnasında ortaya çıkınca, skandalın gerisi çorap söküğü gibi gelir.
Patlayıcı madde dairesinden, özel polis komutanlığına, oradan içişleri bakanlığına, sonra da başbakana açılan telefonların ardından acil bir şekilde İrlanda polisiyle bağlantı kurulur.
Patlayıcılar İrlanda’ya gitti
Çünkü, sekizinci patlayıcı, Slovakya basının şimdi her yerde aradığı, İrlanda’nın başkenti Dublin’de göçmen işçi olarak çalışan ve Noel tatilinden sonra işbaşı yapmak için İrlanda’ya dönen Stefan Gonda’nın valizine yerleştirilmiştir.
Slovakya polisinin verdiği “Dublin’de bir Slovak vatandaşının valizinde yarım kilo patlayıcı var” haberi üzerine İrlanda terörle mücadele timleri harekete geçer.
Bütün mahalle kapatılır ve özel tertibatlı güvenlik güçleri bir baskınla, hiçbir şeyden haberi olmayan zavallı Slovak işçinin evini basar ve bombayı valizde bulurlar.
Olup bitenlerden hiçbir haberi olmayan ve kapısını kırıp evine giren terörle mücadele timleri nedeniyle dehşete kapılan Stefan Gonda, 3 saat gözetimde kalır.
Ve ancak Slovakya büyükelçisinin açıklamalarıyla ve defalarca özür dilemesiyle kurtulabilir.
Ama polisten çıkıp evine giden Slovak elektrik tamircisini bu kez de basın ordusu beklemektedir.
Başına gelenlere bir anlam veremeyen Slovak işçi, izne ayrılıp memleketine döner, olup biteni unutabileceği sakin bir köşeye çekilip gözlerden kaybolur.
Slovakya hükümeti ise yaşanan rezaleti unutturmak için olup bitenlerin sadece güvenliği arttırmak için yapıldığını anlatmaya çalışır.
Ama Slovakya polisinin beceriksizliğinin üzerine tüy diken bir gelişme daha olur:
Sonraki günlerde bir yetkili, sorumluluğun sadece Slovakya polisine ait olmadığını, İrlanda polisinin de inen uçakta bombayı ortaya çıkaramadığı için sorumlu olduğunu iddia eder.
Esprili valiz pulları
Peki tüm bunlar olurken Slovakya halkı nasıl tepki gösterdi?
Slovakya’nın en büyük gazetelerinden Sme geçenlerde baş sayfadan, valizlerin üzerine yapıştırılmak üzere hazırlanmış pulları tanıtan bir haber yayınladı.
Fotoğraftaki pulların birinin üzerinde İngilizce olarak şunlar yazıyordu:
“Dikkat tehlike! Bu valizi Slovakya polisi kontrol etmiştir.”
İkinci pulun üzerinde ise Slovakça polise hitaben şunlar yazıyordu:
“Lütfen valizime patlayıcı yerleştirme.”
Hükümet hemen bu pulları hazırlayanları “vatansever olmamakla” suçlasa da, halk olaylara gülüp geçmekle yetiniyor.
Eh, ne de olsa onlar Çek kuzenleri Kafka’nın bürokrasiyi topa tutan kara mizahı ve Jaroslaw Haşek’in devleti ince eleştirilerle gırgıra alan eserleriyle yetişmiş olan bir kuşağın mensupları.
Son Yorumlar