Posts tagged oyun

Fc Köln – Fenerbahçe Maçının Ardından..!

Almanya’nın Köln kentinde düzenlenen ELT-DOM kupası üçüncülük maçında FC Köln’e 5-2 mağlup olan Fenerbahçe’nin teknik direktörü Aykut Kocaman  maç sonrası düzenlediği basın toplantısında futbolculara adeta ateş püskürdü.

Her şeyin normalin dışında olduğunu söyleyen Kocaman, “Aslında sonuçla ilgili konuşacak çok fazla durumumuz yok çünkü son derece sıkıntılı bir Oyun ve sıkıntılı bir sonuçtu. A’dan Z’ye 1. dakikadan 90. dakikaya kadar hiç beklendiği gibi değil, her şey normalin dışındaydı” dedi.

TAKIMDA BAZI ŞEYLER DEĞİŞECEK

Takımda bazı şeylerin değişeceği sinyalini veren Aykut Kocaman sözlerini şöyle sürdürdü: “Bence sadece transferler değil başka şeyler de hızlanabilir. Bu görüntü hoş bir görüntü değildi. Skor bir hazırlık karşılaşması için, özellikle Fenerbahçe gibi bir takım için son derece tahrip edici bir skor. Benim değerlendirmeme göre daha vahim olan özellikle ilk yarıdaki Oyundu. İkinci yarıda nispeten daha çok hareket eden bir takım haline geldik. Ancak hiçbir hareket etmeyen bir takımın ilk yarıdan 3-0 mağlup ayrılması bile acı ama sevindiriciydi. Ben bu kadar profesyonel antrenörlük hayatımda, profesyonel futbolculara yakışmayan basit top kayıpları ve hareketsizlik görmedim. Esas üzücü olan, skordan daha üzücü olan buydu. Young Boys maçına kadar, şuan otele gittiğimizde bazı şeylerin düşünülmesi gerektiğine inanıyorum, bunları da daha sonra anlatacağım.”

ZİHİNSEL DEĞİŞİME İHTİYAÇ VAR

Fenerbahçe’nin transfer çalışmalarının sürdüğünü ancak transferden önce takımda zihinsel bir dönüşüm gerektiğini belirten Kocaman, “Özellikle transferle ilgili çalışmalar devam ediyor. İki gün sonra basın mensuplarıyla bir araya geleceğiz, burada daha açık birşeyler söylemek isterim. Ancak Fenerbahçe’nin sadece transfere değil, biraz zihinsel dönüşüme de ihtiyacı olduğunu bugünkü maç bir kere daha suratımıza vurdu. Hem benim için hemde Fenerbahçe için bu kadar düşük bir Oyun ve kötü skor olmamıştı, bunun nedenlerini düşüneceğim. İnsan hayatında kurumların hayatında bardağı taşıran bir nokta vardır, belki bugün böyle bir şeye vesile de olmuş olabilir” şeklinde konuştu.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

2010- 2011 Şampiyonası’da Böyle Sonuçlandı…

FıFA 2010 Dünya Futbol Şampiyonası, ispanya’yı sevindirdi, Almanya için umut oldu. italya ve Fransa hayal kırıklıkları yaşarken, Güney Afrika başarılı bir sınav verdi. işte 4 hafta süren
futbol şöleninin bilançosu:
Güney Afrika’nın evsahipliği yaptığı FıFA 2010 Dünya Futbol Şampiyonası sona erdi. Turnuva sportmence bir atmosferde geçti. ispanya, kupayı hak ederek kazandı. Grup maçları bazen sıkıcı olsa da, oyun kalitesi turnuva ilerledikçe yükseldi.
Şampiyonayı üçüncü sırada tamamlayan Almanya, genç kadrosu ile başarılı bir sonuca imza attı. Alman millilerin Teknik Direktörü Joachim Löw takımının performansını şöyle değerlendirdi: “Bu genç ekibin kararlı bir şekilde çalışması, oyuncuların kendilerine inanması, maçların çoğunda ofansif ve iyi futbol ve tabii atılan goller… Tüm bu açılardan bakıldığında gerçekten de turnuva çok çok tatminkardı.”
Oysa Alman Milli Takımı’nda şampiyona öncesi korku büyüktü. Zira ekipte çok sayıda sakat vardı, en başta da sakatlığı nedeniyle şampiyonaya katılamayan takım kaptanı Michael Ballack. Üstelik Klose ve Podolski de formda değildi. Teknik Direktör Löw, tüm zorluklara rağmen takımının iyi bir performans sergilediğini söyledi ve ekledi: “Takım şu değerleri aktardı: Ciddi çalışma, ekip ruhu, sadece birlikte değil, birbiri için de oynama. Bunu tüm maçlarda sergiledik. Cesaret, ayrıca risk almayı göze alma ve sahaya yürekli şekilde çıkmak, bunları da takımımız mükemmel bir şekilde uyguladı. Almanya’ya gururlu bir şekilde dönüyoruz.”
Alman Mili Takımı’nın yıldızlaşan isimleri, orta sahadaki hücum performansıyla göz dolduran Sebastian Schweinsteiger ile turnuva boyunca attığı beş golle, turnuvanın gol kralı tacını giyen genç Thomas Müller oldu.

“Afrika kendisiyle gurur duymalı”
Turnuvada hayal kırıklığı yaşayan ekipler de vardı. Son şampiyon italya’nın yanısına Fransa ve aralarında ev sahibi Güney Afrika’nın da bulunduğu Afrika’yı temsil eden ülkeler umduğunu bulamadı. Afrika ekiplerinden yalnızca Gana çeyrek finale kadar yükselmeyi başarabildi. Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği FıFA Başkanı Joseph S. Blatter, Afrika’nın Dünya Kupası düzenlediği için kendisiyle gurur duyabileceğini söyledi.
Afrika gururlu olmakta haklı, ancak FıFA pek değil. Verilen yada verilmeyen Gözden goller, hatalı ofsayt kararları, yanlış gösterilen sarı ve kırmızı kartlar… Dünya Futbol Şampiyonası hakemler açısından pek de iyi bir sınav olmadı. Teknik yardımın devreye girmesinin artık zaruri bir ihtiyaç haline geldiği, bu turnuvada bir kez daha belli oldu.
Güzel ve modern statlarda tüm biletler önceden satılmıştı, koltuklar her maçta doluydu. Ancak bazı stadyumların zeminleri Dünya Şampiyonası’na uygun değildi.
“Renkli, barış içinde bir turnuva”
Güvenlik konusundaysa, korkulanın aksine, hiçbir sorun çıkmadı. Bu Dünya Şampiyonası’nın Afrika’ya mal olması hedeflenmişti. Spor açısından olmasa da akustik olarak bu başarıldı, her ne kadar tüm maçlarda kulaklarda uğuldayan vuvuzelalar Güney Afirka dışındaki ülkelerde fazla sempati toplamasa da. Genel olarak bakıldığında güzel, renkli, spor açısından çekici, barış içinde bir turnuva oldu. Nijeryalı eski birinci lig oyuncusu Charles Akonnor şampiyonayı şu sözlerle değerlendirdi: “Güney Afrika’nın böyle bir şampiyonayı organize edebileceğine kimse inanmadı. Bence bu turnuvadan sonra çok şey değişmiş olacak, özellikle de Güney Afrika’da. Ben oldukça iyimserim. Bence yatırımlar artacak, ülke eskiye kıyasla daha güçlü hale gelecek.”
Güney Afrika’da yatırımların artırmak isteyen şirketlerin sayısı gerçekten de çoğaldı. Ancak ülkenin, Dünya Futbol Şampiyonası’nın ardında bıraktığı borç yükünden nasıl kurtulacağı merak konusu. Şampiyona için inşa edilen büyük statlardan bazılarına bundan sonra ihtiyaç duyulmayacak, oysa borçları hala ödeniyor. Statlar yüzünden elektrik tüketiminin de büyük oranda arttığı belirtiliyor, bunu da vergi mükellefleri sırtlanacak.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Del Bosque, Torres’in Almanya maçında ilk 11′de başlamayabileceğini söyledi.

İspanya Teknik Direktörü Vicente del Bosque, forvet Fernando Torres’in 2 gün sonra yarı finalde oynayacakları Almanya maçında ilk 11′de başlamayabileceğini söyledi.

Del Bosque, yaptığı açıklamada, Torres’in İspanya’nın hücum hattında çok önemli bir oyuncu olduğunu, ancak bunun Torres’in ”dokunulmaz” olduğunu göstermediğini belirtti.

İspanya’nın Paraguay ile oynadığı çeyrek final maçında çok etkili gözükmeyen Torres, 56. dakikada Cesc Fabregas ile değiştirilmiş, İspanya bu dakikadan sonra orta sahaya biraz daha hakim hale gelmişti.

Fabregas’ın Almanya maçında 5′li orta sahada ilk 11′de başlayabileceği ve ileride tek forvet olarak David Villa’nın oynatılabileceği belirtiliyor. İspanya, 2008′deki Avrupa Şampiyonası finalinde Almanya’ya karşı bu taktikle oynamış ve ilerde tek forvet olarak oynayan Torres, takımını 1-0′lık galibiyete taşıyan golü atmıştı.

Del Bosque, Paraguay maçında oyun içindeki bu taktik değişikliğiyle ilgili olarak, ”Paraguay’ın bu taktiğe nasıl cevap vereceğini görmek istedik, ancak bizi iyi tanıyorlardı. 5 kişilik orta sahaya dönmemiz onların oyununu etkilemedi. Sonre eski düzenimize döndük. Rakibe göre böyle alternatifler kullanılabilir” dedi.

Paraguay maçında İspanya’da daha sonra Pedro oyuna girmiş ve takım 4-4-2 taktiğine dönmüştü.

26 yaşındaki Torres, Nisan’da dizinden ameliyat olmuştu. Torres, Milli Takım’da geçen yılki Konfederasyon Kupası’ndan bu yana gol atamadı.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Yeni Teknik Direktör Yeni Fenerbahçe..!

Fenerbahçe’nin yeni teknik direktörü ve sportif direktörü Aykut Kocaman, göze hoş gelen ama aynı zamanda da süratli futbol oynayan bir takım oluşturmak amacında olduklarını söyledi.

Aykut Kocaman, Fenerbahçe Dergisi’nin Temmuz ayı sayısında yer alan röportajında, Fenerbahçe’nin her zaman yüksek teknik becerisi olan yıldız oyunculardan kurulu bir takım olduğunu ifade ederek, ”Biz bu sene bu teknik becerinin yanına bir de hızlı düşünülen ve hızlı oynanan bir oyun anlayışını eklemek istiyoruz. Futbol yapımız için şimdilik, göze hoş gelen ama aynı zamanda da süratli futbol oynayan bir takım oluşturma amacındayız diyebilirim.” dedi.

Aykut Kocaman, takımın yapısı ve transferlerle ilgili olarak ise, ”Fenerbahçe’de transfer hiçbir zaman bitmez denir. Bu bir bakıma doğrudur. Fenerbahçe gibi büyük bir camia önündeki maçı ya da maçları düşündüğü gibi önümüzdeki sezon, hatta sezonları da şimdiden düşünmek zorundadır. O nedenle evet Fenerbahçe’de transfer hiç bitmez. Ayrıca bu sezon için de gelecek yeni oyuncular olacaktır. Bu takım bir araya geldikten, eksiklikler görüldükten sonra da olabilir, şu anda da olabilir. Çünkü transfer, bir zamanlama işidir de aynı zamanda. Doğru zamanda, doğru futbolcuyu, doğru fiyata bulduğunuzda; almalısınız.” dedi.

Kocaman, yeni transferler Stoch ve İlhan Eker’e de değinerek, ”Stoch’u uzun süredir zaten takip ediyorduk. Stoch, başarılı bir ekip çalışmasıyla kadromuza dahil edildi. İlhan Eker de yine uzun süredir takibimizde olan bir oyuncuydu ve onun transferi de gerçekleşti. İlhan Eker, savunmamızdaki açıkları giderecektir. Stoch, gençliği, yetenekleri, dinamizmi, toplu ve topsuz oyundaki sürati ve yüksek öz güveni ile takıma katkı sağlayacaktır.” ifadelerini kullandı.

FENERBAHÇE’NİN HEDEFİ ŞAMPİYONLUKLARDIR

Sarı – lacivertli kulübün genç teknik patronu, çok büyük bir sorumluk altına girdiklerini de ifade ederken, hedefleri ile ilgili olarak ise şu ifadeleri kullandı;

”Fenerbahçe hiçbir sezona, (Ben bu sene ikinci olacağım) diye başlamaz. Fenerbahçe’de her zaman için hedef, çıtanın durduğu en yüksek noktadır. Bu Türkiye için de Avrupa için de böyledir. Fenerbahçe’nin hedefi şampiyonluklardır, kupalardır. Ama hayat, mevcut şartlar, o anki gereklilikler sizi öncelik belirlemeye yöneltebilir. Fakat başlangıçtaki amacınız değişmez. Bu, yarışılan her alanda şampiyonluktur, kazanmaktır. Ayrıca Fenerbahçe’de estetik her zaman için öncelikler arasındadır. Fenerbahçe seyircisi bol gollü galibiyetleri sever, güzel futbolu ve maç içinde göze hoş gelen hareketleri önemser, futbolcusunda bunları görmek ister. Takımın coşkusunu hisseder ve takımla birlikte o coşkuyu Yaşar. Fenerbahçe seyircisini, taraftarını, yönetimimizi ve camiamızı memnun edecek bir futbolla, her kulvarda en başarılı sayılacağımız hedefler için yola çıktık diyebiliriz.”

Aykut Kocaman, sarı-lacivertli taraftarlarla güzel bir bağ kuracaklarına inandığını belirterek, ”Onlardan isteğim ve onlara söyleyeceklerim ise şunlar; geçtiğimiz sezon yaşananların, kaçan o şampiyonluğun üzerine bir sünger çeksinler. O kötü süreçleri akıllarından çıkarsınlar. Fenerbahçe’nin büyüklüğünü, gücünü ise hiçbir zaman akıllarından çıkarmasınlar. Taze bir başlangıç yapmanın mutluluğu ile bize inanıp güvensinler ki; başarılarımızı hep birlikte kutlayalım.” ifadelerini kullandı.

NASIL BİR Aykut Kocaman?

”Fenerbahçe Teknik Direktörü olarak nasıl bir Aykut Kocaman izleyeceğiz” sorusuna Kocaman, şöyle cevap verdi:

”Ben futbolcuyken de, ligde teknik direktörlük yaparken de, Fenerbahçe Sportif Direktörlüğü’nü yürütürken de aynı Aykut Kocaman’dım. Benim için değişen bir şey yok. İlkelerimin, dünya görüşümün, görev anlayışımın hiçbir şekilde değiştiğini sanmıyorum. Benim hayat felsefem hep aynı kalabilmek, ilkeli olabilmek üzerine kuruludur diyebilirim. İnsanlar 10-15 yıl önce Fenerbahçe’nin bir futbolcusuyken nasıl bir Aykut Kocaman gördülerse, bundan sonra da aynı Aykut Kocaman’ı görecekler. Burada benim açımdan çok Fenerbahçe açısından bir değişiklik olacak. Çünkü Sayın Mustafa Denizli’den 10 yıl sonra Fenerbahçe ilk kez bir Türk teknik adam ile yeni sezona başlamış oldu. Eski takım arkadaşım Rıdvan Dilmen’in göreve gelmesinden 11 yıl sonra Fenerbahçe, ilk kez eski bir futbolcusu teknik direktör olarak sezon açılışı yaptı. Yine eski takım arkadaşlarım Turhan Sofuoğlu ve Oğuz Çetin ile Tamer Güney’den 7-8 yıl sonra Fenerbahçe’de ilk kez bir yerli hoca görev aldı. Bence bu daha önemli bir farklılık ve Fenerbahçe’nin önümüzdeki dönemdeki farklı görüntüsüne zemin oluşturacak temel olgu. Fenerbahçe yönetimindeki sorumlular, radikal bir karar alarak, yabancı ve uluslararası kariyerleri bulunan teknik adamlardan sonra Fenerbahçe’nin başına yerli bir teknik adam ve eski bir futbolcusunu getirme kararı aldı. Bence bu önemli karar, köklü değişikliklerin de habercisi olarak algılanmalı.”

SPORTİF DİREKTÖRLÜK

Kocaman, teknik direktörlük görevine gelmesiyle sportif direktörlüğün rafa kalkmadığını ifade ederek, ”Sadece bir format değişikliğinden söz edebiliriz. Yani beni Fenerbahçe’nin hem sportif direktörü hem de teknik direktörü olarak tanımlayabilirsiniz. Sportif direktörlük kurumunun Fenerbahçe’de kalıcı olacağını, faydalar sağlayacağını düşünüyorum. Ben sadece sportif direktör olarak da Fenerbahçe için çalışıyordum. Çalışmalarımız zaten aralıksız sürüyordu. Şimdi sadece işim ve sorumluluklarım arttı.” dedi.

Aykut Kocaman, Fenerbahçe’nin geçen sezon şampiyonluğu son anda kaçırmasıyla ilgili bir soru üzerine de şu ifadelere yer verdi;

”Geçmişi kurcalamanın, oraya takılıp kalmanın hiç ama hiç kimseye, hiçbir kuruma, hiçbir yapıya bir faydası yoktur. Evet, Fenerbahçe inanılmaz olayların içinden geçti ya da yaşananlar Fenerbahçe’yi bir yerlere getirdi. Şampiyonluğun kaçmasını futbolun bir cilvesi olarak görebiliriz. O büyük şoktan sonra yaşananları da Fenerbahçe gibi dev bir camiayı göz önüne aldığınızda normal olarak görmelisiniz. Tüm bunların yaşanması gerekiyormuş ki, yaşandı. Böyle düşünmeliyiz. Elbette ki gerekli dersler çıkarıldı, notlar alındı.”

CHRİSTOPH DAUM KONUSU

Kocaman, teknik direktörlükten ayrılan Alman teknik direktör Christoph Daum konusunda da görüşlerini ifade ederken şu değerlendirmeyi yaptı:

”Sayın Daum’la bir yıl süreyle Fenerbahçe için mesai harcadık. Onun görev ve sorumlulukları belliydi, benim görev ve sorumluluklarım belliydi. O konu da geride kaldı. Ancak bu yaşananları, geçen süreci, bir pazarlık, bir para pazarlığı gibi görmemek lazım. Basın bu yönünü ortaya çıkarıp öyle lanse etti ama yaşananları profesyonel hayatın bir gereği olarak yorumlamak daha doğru olur. Bu bakış açısı hem Fenerbahçe hem de Sayın Daum için daha faydalı bir yaklaşım olacaktır. Daum da her profesyonel gibi haklarını korumuş, karşılıklı görüşmeler yapılmış ve bir noktada anlaşılmıştır, Yaşananları bu şekilde değerlendirmek lazım. Ortaya çıkan resim Fenerbahçe’ye zarar vermiş midir; evet belki ilk bakışta böyle görülebilir. Ama Fenerbahçe gibi dev bünyelerdeki değişim süreci, demin de bahsettiğim gibi sancısız geçirilmez.”

DEĞİŞİMİ YAŞAYACAĞIZ

Fenerbahçe Teknik Direktörü Kocaman, takımı, ligi ve Türk futbolunun yapısını biliyor olmasının bir avantaj olduğunu belirterek, şunları kaydetti:

”Sportif direktör olarak son bir yılda yaptığımız her türlü çalışmayı, teknik direktörlük sorumluluğunu da yüklenerek yapmaya devam edeceğiz. Bu da bir avantajdır. Yani süreçte bir kesinti olmayacak, kapsam farklılaşacak. Takımı içeriden tanıyor olmak da büyük yararlar sağlayacak. Değişimin başlangıcı; tanımanın, iyi bilmenin avantajından ivme kazanacak. Değişim derken; biz şöyle değişeceğiz, biz böyle değişeceğiz demiyorum. Değişimi yaşayacağız ve değiştiğimizi biz değil başkaları söyleyecek

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Windows 8′de son bilgiler

Microsoft, Windows 7′nin yüksek satış rakamlarına aldırış göstermeden Windows 8 ismini alacak yeni işletim sistemi üzerinde çalışmaya devam ediyor. Windows 8 ile ilgili son bilgiler neler, bir bakalım…

Microsoft‘un 22 Ekim 2009‘da piyasaya sürdüğü Windows 7 adlı işletim sistemi, raflardaki yerini aldığından beri en başarılı Windows sürümlerinden biri olarak anılıyor ve satış rakamları konusunda da oldukça başarılı bir grafik çiziyor. Firma, Windows 7′nin bu başarısına rağmen, Windows XP ile Windows Vista arasındaki seneleri bir daha bekletmeyecek.

Teknoloji sitesi ShiftDelete.Net‘in haberine göre, Microsoft, Windows 8 ile ilgili çalışmalarına son hızıyla devam ediyor. Windows 8′in resmi olarak piyasaya ne zaman sürüleceği henüz belli değilken, yeni özellikler ortaya çıkmaya başlıyor. Microsoft yetkililerinden Francisco Martin, Windows 8 ile ilgili olarak USB 3.0 teknolojisi standartlarını kullanacaklarını belirtiyor. Yani USB 3.0, Windows 8′de varsayılan olarak kullanılacak olan teknoloji olacak.

Yeni Standartlar

USB 3.0′ın yanında firma, Bluetooth 3.0‘ı da Windows 8′in standart özelliklerine dahil edecek. Martin’e göre Microsoft, Windows 8 konusunda oldukça titiz davranıyor ve son teknolojileri standart olarak kullanmayı hedefliyor. Windows 8′deki odak noktaları ise performans ve işletim sistemi ile kullanıcı arasında yakınlık kurmak. Martin, Windows 8 PC‘nin çok hızlı açılacağını, olası sorunlarda anında çözüm üretileceğini ve gerekirse uygulanacağını, ayrıca multimedya konusunda kullanıcıların bir merkez olarak kullanabileceğini söylüyor.

Firma ayrıca Windows 8 kurulu bilgisayarlarda, sensör kullanımını da destekleyecek. Yine Martin’e göre Windows 8 ekibi, sensör kullanımını destekleyecek yeni bir teknoloji üzerinde çalışıyor. Bu teknoloji, firmanın yeni nesil oyun konsolu Kinect ile entegre olacak ve benzer teknolojiler kullanılacak. Ofis dökümanlarını ve diğer dosyaları sensörler yardımıyla açıp düzenleyebileceğiz. Şimdiden heyecan verici bir teknoloji olarak gözüküyor.

Windows 8 ve Güvenlik

Windows 8, güvenlik konusunda da üstün özelliklerle donatılmaya çalışılıyor. Martin bu konuda da bir hayli iddialı. Bitlocket teknolojilerini kullanacak olan firma, yeni şifreleme teknolojileriyle birlikte işletim sisteminin güvenliğini üst seviyelere çıkarmayı amaçlıyor. Zaten Microsoft, bu senenin başlarında, iş ilanları arasında “Bitlocker Deneyimi olan yazılımcı” gibi bir satıra yer vermişti.

Windows 8′in ne zaman piyasaya sürüleceği henüz resmi olarak açıklanmadı. Buna rağmen dedikodular, 2012 civarında yeni nesil işletim sisteminin piyasaya sürüleceğini söylüyor. Bu durumda, hem Windows 7′nin satış rakamları 2012′ye kadar çok daha yukarılarda olacağı, hem de yeni teknolojiler için yer verilecek olan standartların, kullanıcılar tarafından daha da benimseneceği düşünülüyor.

:: Windows 8′den beklentileriniz nelerdir?

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Vicdani Ret Platformu Çocuk Ölümlerini Protesto Etti..!

Van’ın Özalp ilçesinde askeri kışla yanında oyun oynarken 1 çocuğun ölmesi ve 4 çocuğun da yaralanması ile sonuçlanan patlama olayı Taksim Galatasaray Meydanında yapılan basın açıklaması ile kınandı. Gençlerden oluşan yaklaşık 30 kişilik grup “Kışlanın içinde gençlerin, dışında çocukların ölümüne son” yazılı pankart ile Galatasaray Meydanına geldi.Barış için vicdani ret platformu üyesi grubun ellerinde “Zorunlu askerlik kaldırılsın, Askere gitme kardeş kanı dökme” yazılı dövizler vardı.

Grup adına basın açıklaması yapan Ercan Aktaş “Yüzbinlerce askerin yerleştirildiği kışlaların, karakolların yaşam alanlarıyla iç içe olduğu bölgede hemen hergün askeri mümimmat ve cephane yüzünden insanlar özelliklede herşeyi merak edip bakmayı seven çocuklar ölüyorlar sakat kalıyorlar” dedi. Aktaş “bizler birkez daha sesleniyoruz bu savaş son bulmalıdır.çocukların, gençlerin ölümü ve çocuklarını yitiren annelerin acısı son bulmalıdır.Bunun için sahte açılımlara değil, halkların kardeşliğine dayalı gerçek barış politikalarına ihtiyaç vardır” diye konuştu. Basın açıklamasının ardından grup sloganlar atarak dağıldı.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Efes Pilsen’de Kerem Tunçeri Şoku..!

Beko Basketbol Ligi play-off final serisinde Fenerbahçe Ülker’in 3-1 gerisinde bulunan Efes Pilsen’de, Kerem Tunçeri şoku yaşanıyor.

Thornton’un sakatlanmasıyla, final serisinde bu oyuncudan yararlanamayan lacivert-beyazlı takımda, sağ el bileğinde kırık tespit edilen Kerem Tunçeri’nin de yarın ameliyat olacağı açıklandı.

Efes Pilsen Genel Menajeri Engin Özerhun, takımın diğer oyun kurucusu Ender Arslan’ın da sakatlığının bulunduğunu, ancak final serisinin 5. maçında forma giyebileceğini kaydetti.

Bu arada, Kerem Tunçeri’nin sahalardan 7-8 hafta uzak kalabileceği öğrenildi.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Vatan hasreti böyle bir şey

Açılış seramonisinde İstiklal Marşı’nı Hadise’nin okuduğu karşılaşmada, küçük çocuklardan yaşlı teyzelere kadar herkes Türkiye’yi desteklemek için stadyuma akın etti. Tribünlerin büyük ilgisi karşısında şaşkına dönen futbolcular, memleketinden uzak kalan gurbetçi vatandaşları selamladı.

Öte yandan hazırlık karşılaşması olmasına rağmen tribünlere akın eden Türk futbolseverler, açtıkları bayraklar ve pankartlarla ortamı adeta şölen havasına dönüştürdü. Tribünlerin büyük coşkusuyla Dünya Kupası tadında geçen karşılaşmada Millilerimiz’e galibiyeti getiren goller Arda Turan ve Nihat Kahveci’den geldi. Ay-yıldızlıların gollerinden sonra sevinçten adeta şölen alanına dönen tribünlerde taraftarlar golün sevincini tezahüratlarla pekiştirdi.
Yazının devamını oku. »

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

Frank Rijkaard’ın 3 İsteği.

Son 2 yılda birbirinden flaş transferlerle kadrosunu güçlendiren ancak beklenilen başarıyı yakalayamayan Galatasaray’da bu kez transferi teknik direktör Frank Rijkaard yönetecek. G.Saray’ın bu sezon ligde aldığı hayal kırıklığı sonuçları üzerinde kalıp kalmayacağı tartışalan Frank Rijkaard’ın, gelecek sezonda kalması ağırlık kazanırken, tecrübeli teknik adamın başkan Adnan Polat’a transferini istediği futbolcuları sunduğu öğrenildi.

Frank Rijkaard’ın takım savunmasını güçlendirmek için öncelikle O.Lyon’un Danimarkalı ön liberosu Kim Kallström’ü isteği öğrenildi. 27 yaşındaki Kallström güçlü fiziği ve mücadeleci oyun anlayışı ile Lyon’da sivrilmiş bir yıldız.

Rijkaardo’ın ikinci gözdesi Barcelona’nın Meksikalı savunmacısı Rafael Marquez. Barcelona’da bu sezon çoğunlukla yedek bankında oturan ve aynı zamanda Meksika Milli Takımı’nın kaptanı olan Marquez’in, Rijkaard’a Galatasaray’a gelmek için çok istekli olduğu mesajını verdiği öğrenildi. Rijkaard’ın devreye girmesiyle Marquez’in transferinin gerçekleşme şansının çok yüksek olduğu biliniyor. Marquez’in transferi gerçekleşirse sarı kırmızılı savunmanın ortasında Lucas Neil ile birlikte güçlü bir ikili oluşturacak. Ayrıca ve bu iki oyuncunun biraraya gelmesi sonrasında Rijkaard’ın düşlediği savunmadan oyun kuran bir takım ortaya çıkacak. 31 yaşında olan Marquez’in, vatandaşı Dos Santos’u arayıp, Galatasaray hakkında ayrıntılı bilgi topladığı bildirildi.

Bu iki oyuncunun transferini isteyen Frank Rijkaard’ın, Dos Santos’un kalmasında ısrarlı olduğu ve bu sezon kiralık olarak sarı kırmızılı formayı giyen Meksikalı oyuncunun bonservisiyle birlikte alınmasını istediği de sızan haberler arasında…

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati

3D Televizyonlar Geliyor Ama..!

Samsung ve Panasonic’in 3D  ürünlerinin üretimine başladığı haberi bir büyük bir heyecan  uyandırmıştı. Sonrasında Samsung ve Panasonic’in 3D TV’lerinin arka arkaya piyasaya  çıkması ile bu heyecanı bir kat daha arttırdı. Sony de çok geçmeden bu modaya katıldı ve PlayStation 3′ün 3D özelliklerini duyurdu.

Buraya kadar her şey güzel ama 3D televizyonunuzu alıp, salonun baş köşesine koyduktan sonra, arkanıza yaslanıp kumandayı elinize aldığınızda sorunlar başlıyor. Çünkü ne yazık ki 3D olarak izleyebileceğiniz bir yayın bulamayacaksınız.

Şu sıralarda 3D deyince herkesin aklına tek bir kelime geliyor; Avatar. Milyar dolarlık filmin Kasım ayında yayınlanacak yeni DVD’si 3D olmayacak. Filmi evinizde 3D izleyebilmek için 2011 yılını beklemek zorundasınız. Diğer 3D filmlerde ise ciddi bir gelişme yok.

Yayınlar derseniz ABD’de yaşayanlar bu yaz ilk 3D TV yayınlarını izlemeye başlayabilecekler ama Türkiye için ufukta bir yayın zamanı bile görünmüyor. Oyun konusunda ise ufukta görünen oyunlar olsa da, 3D donanımlar yaygın olmadığı için oyun firmaları da bu konudaki adımlarını aceleye getirmeye pek niyetli değil gibi görünüyorlar.

Bu konuyu arkadaşlarınla paylaş:
  • Digg
  • Sphinn
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Mixx
  • Google Bookmarks
  • Live
  • Technorati