Chat.com.tr
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
28.Haz.2010
Pakistan’ın kuzeybatısındaki Orazkzai aşiretler bölgesinde 13 Taliban militanı öldürüldü. Çatışmalarda biri yüksek rütbeli subay ile birlikte bir asker yaralandı.
Pakistan’ın kuzeybatısındaki Orazkzai aşiretler bölgesinde 13 Taliban militanının öldürüldüğü bildirildi.
Peşaver’deki ordu karargahından yapılan açıklama ve hastane kaynaklarına göre, kontrol noktasına saldıran bir grup teröristle güvenlik görevlileri arasında çıkan çatışmada 13 Taliban militanının öldürüldüğü, 30′dan fazla militanın da yaralandığı belirtildi.
Ordu açıklamasında, biri yüksek rütbeli subay ile birlikte bir askerin çatışmalarda yaralananlar arasında bulunduğu kaydedildi.
Pakistan ordusunun, mMart ayında başlattığı Orakzai operasyonlarında bugüne kadar 1400′den fazla teröristi etkisiz hale getirildi, 160′tan fazla sığınak ve kamp imha edildi.
16.Haz.2010
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın dün partisinin grup toplantısında terör konusunda söylediği sözlere tepki göstererek “Başbakan çamura batmış çırpındıkça çamuru bulaştırmaya çalışıyor. Sayın Başbakan battığın çamurlar bize bulaşmaz” diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, TBMM’de Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın, İzmir Milletvekili Erdal Sipahi ve Giresun Milletvekili Murat Özkan’la birlikte düzenlediği basın toplantısında Başbakan Erdoğan’ın terörle ilgili dün partisinin Meclis grup toplantısındaki sözlerini ve Adalet Komisyonu’nda görüşülen taş atan çocuklarla ilgili yasa teklifini değerlendirdi. Başbakan Erdoğan’ı terör ve kan üzerinden “açılım pazarlamak’la suçlayan Vural, Erdoğan’ın terör saldırıları üzerinden siyasi rant elde etmeye çalıştığını da savundu. Terör saldırılarının ardından operasyon düzenlendiğini ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin pasif duruma düşürüldüğünü de ileri süren Vural, “Bunlar bölücülerle dans etmenin sonuçlarıdır. Açılımın başladığından bu yana şehit sayımız 117 olmuştur. Başbakan gurur duyuyor olsa gerek” dedi.
-”BAŞBAKAN ÇAMURA BATMIŞ”-
3 Ekim 2008′deki Aktütün baskınından sonra Başbakan’ın talimatıyla TOKİ tarafından 174 adet sınır ve iç güvenlik karakolunun yapılacağının söylendiğini ancak, üzerinden 20 ayı aşkın süre geçmesine rağmen henüz hiçbir karakolun yapılmadığına dikkat çeken Vural, “Ne oldu Sayın Başbakan bu karakollara” diye sordu. Yine ATAK Taarruz helikopter projesinin akıbetinin belli olmadığına dikkat çeken Vural, yanlış siyasi tercihlerin de terör örgütünü cesaretlendirdiğini söyledi. Hükümetin “terörle mücadele diye bir konsepti’nin olmadığını da savunan Vural, AKP’nin terörle ve terör örgütüyle mücadelede siyasi faaliyeti olduğunu, önemli projeleri hayata geçirmekte atalet ve gaflet içinde olduğunu öne sürdü. Vural, “Başbakan terör örgütünü yeni anlamış, terör örgütünün ne mal olduğunu dünya alem biliyor, başbakan yeni anlamış. 2005′te örgüt dağılma sürecinde diyordu. Bugün terör örgütü nerelere kadar saldırıyor. Bulamadın mı sayın Başbakan deliklerini, Kandil’deki deliklerini bilmiyor musun” dedi. Gözyaşları içinde açılım yapanların bugün terör örgütünün eli kanlı bir örgüt olduğunu söylediğini de kaydeden Vural “Terör örgütünün kanlı bir örgüt olduğunu, İmralı ile pazarlık yaparken, Habur’dakileri karşılarken, körle yatanın şaşı kalkacağını bilmiyor muydun? Başbakan terör örgütünü yeni öğrenmiş, onun üzerinden siyaset üretmeye çalışıyor. Başbakan bu milletin şehidine sahip çıkmasını bile çok görüyor. Başbakan’a göre terör azmıştır çünkü Türkiye ileri gidiyor. İleri giden Türkiye’ye bakın? Başbakan çamura batmış, çırpındıkça çamuru bulaştırmaya çalışıyor” diye konuştu.
-”BAŞBAKAN KARANLIKTA ISLIK ÇALIYOR”-
MHP’nin terör ve terörle mücadeleye bakışının belli olduğunu, başkalarıyla bağdaştırılmaması gerektiğini söyleyen Vural, Başbakan Erdoğan’a “battığın çamurlar bize bulaşmaz” diye seslendi. Vural Başbakan Erdoğan’ın dün Meclis grubundaki sözlerine ilişkin bir soru üzerine de “İmralı’nın yol haritasını alan kendisi. İmralı’nın görüşlerinin dikkate alınması gerekir diyen başbakan yardımcısı. İmralı’nın sözde elçilerini sınırlarda törenlerle kabul edip, Habur’da yaşananlar ne güzel diyenler kendileri. Dolayısıyla çamura batmış başbakanın benzetmesi MHP ve Türk milletine, Türk milliyetçiliğine yapılmış bir hakarettir. Asıl şunun hesabını vermelidir sayın başbakan; terör örgütüne aracılar gönderip müzakere ve mütareke arayışına girmiş midir? Başbakan terörist başının yol haritasıyla Türkiye’ye yol çizmeye kalkışmıştır. MHP olarak imtihan edile edile geldik. Biz bu imtihanları verirken Başbakan karyola arkasında saklanıyordu. MHP’ye böyle bir benzetme yapmak kimsenin haddi değildir. Başbakan ve siyaseti terör örgütü ve bölücülüğe gövdesini ve beynini kaptırmıştır. Teröre siyasi çözüm arayan başbakanın MHP’yi bu şekilde suçlaması karanlıkta ıslık çalmaya benziyor. Suçlu bir kimsenin hezeyanlarından başka bir şey değildir. Bize bulaşmaz bu çamurlar” diye konuştu.
-”TERÖR ÖRGÜTÜNÜN HALKI KIŞKIRTMASI SERBEST HALE GETİRİYOR”-
Vural basın toplantısında, Adalet Komisyonu’nda görüşülen taş atan çocuklarla ilgili yasa teklifini de değerlendirdi. Çocuklar kullanılarak toplantı ve gösteri yürüyüşleri düzenleyenlerin aklanmak istendiğini savunan Vural, “Hükümet halkı yasadışı toplantı ve gösteriye kışkırtmak suçunun cezasını ortadan kaldırıyor. Çocuklar diye yola çıkanlar yetişkinlerin önünü açıyor. Çocuklar istismar edilerek terör örgütünün halkı kışkırtmasının önü açılıyor. Yasadışı toplantı ve gösteri yapanların ağırlaştırıcı durumları ortadan kaldırılmakta ve af getirilmektedir. Halkı kışkırtmak yasak olmaktan çıkarılmaktadır. Çocukları terör örgütünün elinden kurtaramayan hükümet terör örgütünün çocukları daha çok kullanmasının önünü açıyor. Bölücülerle mücadele yok. Bölücülerin kullandığı çocuklar üzerinden yetişkinlere af getiriliyor. Türkiye adeta teröre teslim ediliyor” diye konuştu.
-”TERÖR ÖRGÜTÜNÜN SAHAYA SÜRECEĞİ ÇOCUK SAYISI ARTACAK”-
Adalet Komisyonu üyesi ve Ordu Milletvekili Rıdvan Yalçın da yasa teklifini eleştirerek teklifle terör örgütü adına suç işleyen çocuklarla adi suçlu çocuklar ayrıştırılıyor. Bu çocukların terör örgütü tarafından kullanılmasını özendirici bir durumdur. Bundan sonra meydanlar, sokaklar terör örgütüne terk edilmiş olacaktır. Terör örgütünün sahaya süreceği çocuk sayısı artacaktır. Birçok çocuğun canı yanacak, bunun vebali de AKP’nin olacak” dedi.
13.Haz.2010
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, orduya, sokaklarda bira satılması veya dükkânlardaki içki satışının “yasal” saatler dışında yapılmasını engelleme talimatı verdi.
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması için önlemler alınacağını söyledi.
Chavez, televizyonda yaptığı konuşmada, Venezuelalılar’ın alkollü içecekleri fazla tüketmesini durdurmak istediğini belirterek, ordu birliklerine sokaklarda bira satılması veya dükkânlardaki içki satışının “yasal” saatlar dışında yapılmasını engelleme talimatı verdiğini kaydetti.
Hükümet olarak alkol ve sigara vergilerinin artırılması üzerinde çalıştıklarını anlatan Chavez, şöyle konuştu: “Ordu birlikleri; çevrede, mahalle aralarında bira satışı yapan bir araç varsa, derhal yakalamalı. Sadece içki satışı yapan araçlar değil, içki satan dükkânlar var. Belirli saatlerde değil, ne zaman istersen gidip içki alabiliyorsun. Ne bu? Burası genelev veya başka bir yer mi? Venezuela genelev değildir.”
‘Ahlakçı olmak istemiyorum ama…’
Ülkeyi sosyalizme doğru götürdüğünü belirten Chavez, geçiş döneminin, Venezuelalılar’ın moral değerlerini olumlu yönde değiştirmesi gerektiğini söyledi. Uzun süredir sokaklarda sarhoş insanları görmekten endişe duyduğunu anlatan Hugo Chavez, alkollü içeceklerin yasal olmayan satışları nedeniyle dolaylı olarak sorumlu gördüğü ülkenin en tanınmış gıda ve bira üretim şirketi Empresas Polar’ı uyardı. Daha önce bazı bölümleri kamulaştırılan Polar’ın bira üreten bölümünün kamulaştırılabileceği ve peşinden de kapatılabileceği uyarısını dile getiren Hugo Chavez, şunları kaydetti: “İçki içme konusunda fazla ahlakçı olmak istemiyorum. Ancak her şeyin bir sınırı vardır ve onlar bu sınırı kaybetmiş durumda.”
12.Haz.2010
Venezuela Devlet Başkanı Hugo Chavez, sigara ve alkol tüketiminin azaltılması için önlemler alınacağını söyledi.
Chavez, televizyonda yaptığı konuşmada, Venezuelalılar’ın alkollü içecekleri fazla tüketmesini durdurmak istediğini belirterek, ordu birliklerine sokaklarda bira satılması veya dükkanlardaki içki satışının ”yasal” saatlar dışında yapılmasını engelleme talimatı verdiğini kaydetti.
Hükümet olarak alkol ve sigara vergilerinin artırılması üzerinde çalıştıklarını anlatan Chavez, şöyle konuştu:
”Ordu birlikleri; çevrede, mahalle aralarında bira satışı yapan bir araç varsa, derhal yakalanmalı. Sadece içki satışı yapan araçlar değil, içki satan dükkanlar var. Belirli saatlerde değil, ne zaman istersen gidip içki alabiliyorsun. Ne bu? Burası genelev veya başka bir yer mi? Venezuela genelev değildir.”
Ülkeyi sosyalizme doğru götürdüğünü belirten Chavez, geçiş döneminin, Venezuelalılar’ın moral değerlerini olumlu yönde değiştirmesi gerektiğini söyledi.
Uzun süredir sokaklarda sarhoş insanları görmekten endişe duyduğunu anlatan Chavez, alkollü içeceklerin yasal olmayan satışları nedeniyle dolaylı olara sorumlu gördüğü ülkenin en tanınmış gıda ve bira üretim şirketi Empresas Polar’ı uyardı.
Daha önce bazı bölümleri kamulaştırılan Polar’ın bira üreten bölümünün kamulaştırılabileceği ve peşinden de kapatılabileceği uyarısını dile getiren Chavez, ”İçki içme konusunda fazla ahlakçı olmak istemiyorum. Ancak herşeyin bir sınırı vardır ve onlar bu sınırı kaybetmiş durumda” dedi.
10.Haz.2010
YÖK’ten yapılan açıklamada, ”2010 Yükseköğretim Program ve Kontenjanlar Kılavuzu görüşülerek onaylanmıştır. Kontenjanlar önümüzdeki günlerde ÖSYM tarafından açıklanacaktır” denildi.
Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan’ın başkanlığında toplanan YÖK Genel Kurulu sona erdi.
Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, 2010 Yükseköğretim Program ve Kontenjanlar Kılavuzu’nun görüşülerek onaylandığı belirtilerek, kontenjanların ÖSYM tarafından önümüzdeki günlerde açıklanacağı bildirildi.
Açıklamada, dokuz devlet üniversitesi fakültesine dekan ataması yapıldığı belirtildi.
Buna göre, dekan isimleri ve fakülteleri şöyle:
”Abant İzzet Baysal Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Ahmet Varilci, Bilecik Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Harun Tunçel, Çanakkale 18 Mart Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Ahmet Erdem, Çankırı Karatekin Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Mehmet Beşirli, 9 Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Prof. Dr. Tülay Canda, Erciyes Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Prof. Dr. Ümit Tokatlı, Sağlık Bilimleri Fakültesi Prof. Dr. Emine Ümit Seviğ, Hacettepe Üniversitesi Kastamonu Tıp Fakültesi Prof. Dr. Süleyman Sırrı Kes, Ordu Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Prof. Dr. Adalet Erdem.”
Toplantıda, bazı vakıf üniversitelerine rektör ve dekan ataması da yapıldığı bildirildi.
Toros Üniversitesine Prof. Dr. Selahattin Kuru, Mevlana Üniversitesine Prof. Dr. Bahattin Adam, Yeni Yüzyıl Üniversitesine Prof. Dr. Akile Reşide Gürsoy rektör olarak; Çağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Süleyman Türkel, Gazikent Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesine Prof. Dr. Hanifi Aslan, Mühendislik Mimarlık Fakültesine Prof. Dr. Mustafa Yılmaz Kılınç, Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesine Prof. Dr. Ahmet Öner Gezgin, Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesine Prof. Dr. Ali Güzel dekan olarak atandı.
Giresun Üniversitesi rektör seçim takviminin de belirlendiğinin kaydedildiği açıklamada, bir sonraki YÖK Genel Kurulu toplantısının 24 Haziran 2010 tarihinde yapılacağı bildirildi.
09.Haz.2010
Erzincan’da irtica ile mücadele eylem planını uyguladıkları iddiasıyla haklarında Ergenekon silahlı terör örgütüne üye olmaktan dava açılan Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk, Erzincan Cumhuriyet Başysavcısı İlhan Cihaner’in de aralarında bulunduğu 14 kişinin dosyasını Yargıtay’da görülen dosya ile birleştirmek için Yargıtay 11′nci Ceza Dairesi istemişti. Yargıtay 11′inci Ceza Dairesi Başkanlığına bugün (9 Haziran) bir yazı gönderen Erzurum İkinci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanı Mustafa Karatay, davada müşteki olan Ahmet Demir’in avukatı Muhammed Hatip Dursun’un 21 Mayıs günü verdiği dilekçe ile mahkeme heyetinin reddi talebinde bulunduğunu hatırlattı. CMK’ya göre hakimin reddini isteyebilecekler arasında müşteki ve vekilinin sayılmadığını, talebin duruşma süresinden sonra yapıldığını kaydeden Mahkeme Başkanı, istemin kabul edilmediğini bildirdi. Müşteki vekilinin 4 Haziran günü karara itiraz etmesi üzerine mahkemenin 7 Haziran günü karara itirazı yerinde bulmadığını ifade eden Mahkeme Başkanı, bu konuda karar vermek için dosyayı 9 Haziran günü ikinci kez Diyarbakır Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderdiklerini söyledi.
Erzincan Ergenekon davası kapsamında tutuklanan ve görevi kötüye kullanmak, evrakta sahtecilik, imar kirliliğine neden olmak suçlamasıyla Yargıtay 11′inci Ceza DairesiÆnde de yargılanan Erzincan Başsavcısı İlhan Cihaner’in Erzurum’daki Ergenekon dosyasının ikinci kez Diyarbakır’a gönderilmesi nedeniyle 11 Haziran günü Ankara’da yapılacak duruşmada iki davanın birleştirilme olasılığı da büyük ölçüde ortadan kalkmış oldu.
Öte yandan Erzincan Ergenekon silahlı terör örgütü davasında Başsavcı İlhan Cihaner’le birlikte Eskişehir İl Jandarma Komutanı Albay Recep Gençoğlu, Jandarma Binbaşı Nedim Ersan, Jandarma Üsteğmen Ersin Ergut, MİT Bölge Müdürü Şinasi Demir, MİT görevlileri Kıvılcım Üstel, Sadri Barkın İnce, Atsubaylar Şenol Bozkurt, Murat Yıldız, Orhan Esirger tutuklu bulunuyor. Davada Orgeneral Saldıray Berk ile birlikte Erzincan İl Jandarma Komutanı Albay Ali Tapan, Av bayisi Yaşar Baş, Astsubay Ahmet Saraçlar ise tutuksuz olarak yargılanıyor. İfade vermeyen ve duruşmalara katılmayan Orgeneral Berk ile birlikte 13 kişi hakkında 7,5 ile 15 yıl, Başsavcı Cihaner hakkında ise 5 yıldan 28 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
10.May.2010
’deki Genel Başkanlık görevinden istifasıyla gündemi sarsan Deniz Baykal, 9 Eylül 1992’de toplanan CHP Kurultayında ilk kez Genel Başkanlığa seçildi. Baykal, Atatürk ve İsmet İnönü gibi 54 yaşında genel başkan olmuştu. 22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara’da toplanan CHP 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı olmuşdu. Baykal istifa ettiği bugüne kadar, CHP’de genel Başkanlık görevini yürüttü.
-60’LI YILLARDA SİYASETLE TANIŞTI-
ANKA’nın derlediği bilgilere göre Deniz Baykal, siyasetle 1960’lı yıllara doğru Demokrat Parti iktidarına karşı gelişen öğrenci hareketlerine katılmakla tanıştı. 14 Ekim 1973’te yapılan genel seçimlerde 185 milletvekili kazanarak birinci olan Cumhuriyet Halk Partisi’nden Antalya milletvekili seçildi.
Seçimlerden sonra 1974’te Bülent Ecevit başbakanlığında kurulan CHP-MSP koalisyon hükümetinden Maliye Bakanı oldu. 1978’de kurulan 3.Ecevit hükümetinde ise Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı yaptı. Deniz Baykal bu dönemde CHP parti meclisi ve merkez yürütme kurulu, genel sekreter yardımcılığı görevlerinde bulundu. 1979 Ekim ara seçimlerinden sonra toplanan olağanüstü CHP kurultayında parti yönetimini ağır şekilde eleştirdi. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra bir süre Ankara’da Ordu Dil Okulu’nda gözetim altında tutuldu.
1982 Anayasası’nın 5 yıl süreyle siyasi yasağı getirdiği politikacılar arasında yer aldı. 1983 yılında siyasal partilerin kurulmasına izin verilmesinden sonra “yasaklı olmalarına rağmen faaliyetlerini sürdürdüğü” gerekçesiyle bir grup önde gelen CHP’li ve AP’li politikacıyla birlikte Çanakkale Zincirbozan Askeri Tesisleri’nde 2. kez gözetim altına alındı. Eylül 1987’deki genel seçimlerde SHP’den Antalya milletvekili seçildi SHP’de önce grup başkanvekilliği ardında da genel sekreterlik görevlerinde bulunan Baykal, Haziran 1988’de göreve başladığı genel sekreterlikten 10 Eylül 1990’da istifa etti. Bu dönemde demokratikleşme çabalarına ilişkin bir rapor hazırlattı (Temmuz 1990). SHP’de bu dönemden başlayarak olağan ve olağanüstü kurultaylarda Genel Başkan Erdal İnönü’nün üç defa karşısına çıktı ancak başarılı olmadı. Genel Sekreterlikten istifasından sonra SHP parti içi muhalefetinin önderi oldu.
Deniz Baykal, Antalya milletvekili olarak Türkiye Avrupa Birliği Karma Parlamentolararası Komitesi eş başkanlığını yürüttü. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi üyeliğine seçildi. TBMM Dışişleri Komisyon üyeliğinde bulundu.
Temmuz 1992’de kapatılan siyasi partilerin açılmasına izin veren yasanın sağladığı imkânla 9 Eylül 1992 tarihinde toplanan CHP Kurultayında Genel Başkanlığa seçildi. Atatürk ve İsmet İnönü’den sonra Deniz Baykal da tıpkı onlar gibi 54 yaşında genel başkan oldu.
1994 yerel seçimlerine üç parça halinde (SHP, DSP, CHP) katılan sol partiler birleşme arayışlarına başladılar. DSP baştan olumsuz yanıt verdi. SHP bu karara olumlu yaklaştı. SHP ve CHP 18 Şubat 1995’te toplanan kurultayda birleşti. CHP Genel Başkanı Deniz Baykal bu kurultayda genel başkanlığa aday olmadı. 9 Eylül 1995 tarihinde birleşmeden sonra yapılan CHP Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi. 30 Ekim 1995 tarihinde kurulan DYP-CHP koalisyon hükümetinde Başbakan Yardımcılığı ve Dışişleri Bakanlığı görevlerini üslendi. Deniz Baykal, bir tek şartla kerhen bu koalisyonu kurdu, o da hemen erken seçim olması idi. Türkiye 24 Aralık 1995’te erken seçimlere gitti.
24 Aralık 1995 milletvekili genel seçimlerinde yeniden Antalya milletvekili oldu. Seçimleri takiben 53. Hükümetin (ANAP-DYP koalisyonu) kurulmasıyla Dışişleri Bakanlığı ve Başbakan Yardımcılığı görevlerinden ayrıldı. 23 Mayıs 1998 tarihinde yapılan Cumhuriyet Halk Partisi 27. Olağan Kurultayında genel başkanlığa seçildi.
-1999 SEÇİM SONUÇLARI NEDENİYLE İSTİFA ETTİ-
18 Nisan 1999 seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi ve Deniz Baykal ilk kez seçim sonuçlarıyla parlamento dışında kaldılar. 22 Nisan 1999 tarihinde alınan seçim sonuçları nedeniyle istifa eden Baykal, 30 Eylül 2000 tarihinde Ankara’da toplanan Cumhuriyet Halk Partisi 11. Olağanüstü Kurultayında yeniden seçilerek üçüncü kez CHP Genel Başkanı oldu.
Anamuhalefet partisi lideri 3 Kasım 2002 Türkiye Cumhuriyeti Milletvekili Genel Seçimleri’nde CHP yüzde 19.4 oyla 177 milletvekili kazanarak TBMM’ye girdi. Deniz Baykal Antalya milletvekili seçilmişti. Baykal, 22. Dönem TBMM’de anamuhalefet partisi genel başkanı olarak görev yaptı. 2003 Ekim ayında 30.Kurultayda tekrar genel başkanlığa seçildi. 2004 Temmuz ayında muhaliflerden Mustafa Sarıgül’e karşı olağanüstü kurultayda güvenoyu aldı.
29 Ocak 2005’te yapılan CHP Olağanüstü Kurultayı’nda, rakibi Mustafa Sarıgül’ü yenerek genel başkanlık görevine devam etti. 19-20 Kasım’da toplanan 31.Olağan Kurultayda bin 158 oyun tamamını alarak tekrar genel başkanlığa seçildi. 2007 seçimlerinden önce CHP’nin de içinde bulunduğu sol ittifakı, 22 Temmuz 2007’de yapılan Genel Seçimleri’nde yüzde 20,8 oy aldı. Deniz Baykal 26 Nisan 2008’de yapılan CHP 32. Olağan Kurultayı’nda bin 231 delegeden bin 21’inin oyunu alarak tekrar genel başkan seçildi.
CHP eski Genel Başkanı Deniz Baykal, Ankara milletvekili Nesrin Baytok ile gizli kamera kayıtlarının ortaya çıkmasının ardından bugün istifa ettiğini açıkladı.
09.May.2010
Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi Dağlıca bölgesi Oramar Tepesi’nde uzaktan kumandalı mayının patlatılması sonucu şehit düşen çavuş Emrah Aktaş’ın (23) babası Sami Aktaş, oğlunu son yolculuğuna sitemkâr bir şiirle uğurladı.
Çanakkale’de, Haymana’da, Dumlupınar’da, Kafkaslar’da şehitlerinin bulunduğunu aktaran şehit babası Sami Aktaş, şiirini okudu.
Baba Aktaş’ın ağlayarak okuduğu şiir şöyle;
“Hani bu memleket bizimdi? \ Kim sattı Amerikan emperyalizmi ne? \ Dostlar bu ülke nereye gitti? \ Yoksa gidiyor mu? \ Hitler faşizmi ne? \ Ne kadar canlar yanacak böyle \ Bilen yok derdini Ata’ya söyle \ Onu da ittiler öyle böyle \ Ya İki Cihan Serveri Muhammet Mustafa derdimizi Allah’a söyle”…
08.May.2010
İrtica ile Mücadele Eylem Planı iddianamesinde, yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Eylem planını hazırladığı iddia edilen Albay Durun Çiçek, klasörde geçen iddialara göre bakanı ardı. Çiçek’in aradığı bakan ve ayrıntılar:
İrticayla Mücadele Eylem Planı’nı hazırladığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek tutuklanmadan önce bakanı aramış.
İrtica ile Mücadele Eylem Planı iddianamesinde, yeni ayrıntılar ortaya çıktı. Buna göre, sanık Albay Dursun Çiçek hakkında tutuklama kararı çıkınca Adalet Bakanı’na ulaşmaya çalıştı, ancak ulaşamadı. Bunun yerine bakanın özel kalemine bir not bıraktı ve “adalet arıyorum. Kendimi mi yakayım?” dedi. İşte iddianamede yer alan önemli detaylar.
İddianamedeki ayrıntı İrticayla Mücadele Eylem Planı’nı hazırladığı iddia edilen Albay Dursun Çiçek’le ilgili.
Halen cezaevinde olan Albay’ın, hakkında tutuklama kararı çıkınca Adalet Bakanı Sadullah Ergin’le temasa geçmeye çalıştığı belirtiliyor.
Geçen yıl 11 Kasım ‘da, ikinci kez tutuklanması talebiyle nöbetçi mahkemeye sevk edilen Çiçek, saat 19.03′te adliye koridorunda bakana ulaşmaya çalışmış.
7 numaralı klasörlere giren belgelere göre, Dursun Çiçek, kendi cep telefonundan, Adalet Bakanlığı Özel Kalemi’ni arıyor. Yasin isimli kişiye “Bakan Bey’e bir not iletebilir miyim” diye soruyor.
Karşı taraf kim olduğunu sorunca, “ben Dursun Çiçek, Albay” diyerek kendini tanıtıyor.
Dursun Çiçek daha sonra eski Adalet Bakanı Cemil Çiçek’e ulaşmaya çalışıyor.
Dursun Çiçek’in, ikinci tahliyenin ardından İstanbul 9. Ağır Ceza Mahkemesi’ne yazdığı dilekçedeki ifadeler de klasörlere girdi.
Çiçek, dilekçesinde bir televizyon kanalında yayınlanan haberin savcılara mesaj niteliğinde olduğunu, savcıların haberi dikkatle izlediğini iddia etti.
Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner ve 3. Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk’in yargılandığı dosya ise, 9. klasörde yer alıyor.
Burada, Dursun Çiçek’in Erzincan’da bir otelde kaldığına dair, kayıt da bulunuyor.
Son Yorumlar