Chat.com.tr
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
15.Şub.2010
Başbakan Tayyip Erdoğan, Bir Yıl Önce Şarm El Şeyh’te Bazı Ülkelerin Gazze İçin Verdikleri Sözleri Tutması Gerektiğini Söyledi.!
Başbakan Tayyip Erdoğan, bir yıl önce Şarm El Şeyh’te bazı ülkelerin Gazze için verdikleri sözleri tutması gerektiğini söyledi. Erdoğan, Doha’da Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad Bin Jassim Bin Jaber Al Thani ile görüştükten sonra düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada “Süratle ve yoğun bir şekilde, Şarm El Şeyh’te bir yıl önce söz veren ülkeler, bu sözlerini yerine getirmelidirler diye düşünüyorum.” dedi. Gazze’ye insani yardım konusunda başta Birleşmiş Milletler olmak üzere İsrail’in uyarılması ve Mısır’ın da sürece çok daha farklı bir katkı sağlaması gerektiğini dile getiren Erdoğan, böylece Gazze’de alt ve üstyapı çalışmalarının başlatılabileceğinin altını çizdi.
Dün geldiği Katar’da ABD ve İslam Forumu’nda bir konuşma yapan Başbakan Erdoğan, Gazze hakkındaki açıklamalarını bugün de sürdürdü. Katar Başbakanı Al Thani ile Divanı Emir’de baş başa ve heyetler arası bir görüşme gerçekleştiren Erdoğan, ardından ortak basın toplantısı düzenledi. Erdoğan, burada kendisine Mısır’ın Gazze’ye yardımlar konusundaki tutumuna ilişkin yöneltilen bir soruya “Şu anda Gazze’nin dört tane giriş kapısı var. Bunlardan bir tanesi de Mısır girişi. Fakat henüz bu dört girişten de ne yazık ki Gazze’nin inşasına yönelik olarak müsaade yok. Ancak diğer yardımlar için ilaç, gıda gibi zaman zaman müsaade veriliyor.” cevabını verdi.
Bu konuda BM ve İsrail’in uyarılması ve Mısır’ın da sürece çok daha farklı bir katkı sağlamasının gerektiğinin altını çizen Erdoğan, “Zira şu anda 5 bin kadar aile malum hala çadırlarda yaşamaya devam ediyor. Türkiye olarak biz bu sürece verdiğimiz sözlerde durmak üzere hazır olduğumuzu hep ifade ettik ve Katarlı kardeşlerimizle de yaptığımız görüşmelerde zaten kendileri de bu konuda yardımcı olmaya hazır olduklarını söylediler. Süratle, yoğun bir şekilde, Şarm El Şeyh’te bir yıl önce söz veren ülkeler, bu sözlerini yerine getirmelidirler diye düşünüyorum.” diye konuştu.
Toplantıda Erdoğan’a bölgeye ilişkin yöneltilen bir başka soru ise İran hakkında Katarlı bir gazeteciden geldi. Gazeteci, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yarın İran’a gideceğini hatırlatarak Türkiye’nin İran’ın nükleer çalışmaları hakkında arabuluculuk yapıp yapmayacağını sordu. Erdoğan ise bu konuda uzun süredir yardımcı olmaya gayret ettiklerine dikkat çekerek, “Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun daha önceki Başkanı Muhammed El Baradey’in bir açıklaması olmuştu; ‘Türkiye bu takas işlemiyle alakalı olarak bir merkez olabilir’ demişti. Burada henüz bir mutabakat sağlanmadı.” dedi.
Ardından Amerikan yönetiminin de aynı teklifi getirdiğini bildiren Erdoğan, şöyle devam etti: “Eğer böyle bir görev Türkiye’nin üzerine düşerse, biz bu takas işleminin yapılması için her zaman hazırız. Şu anda bunun sıkıntıya dönüşmemesi ve bir hal yoluna girmesi konusunda çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sürece yardımcı olmanın gayreti içerisindeyiz. Çünkü biz bunun artık insani amaçlı kullanılması ve bölgemizde bir nükleer silah kullanımının oluşmasına vesile olacak adımların atılmasından yana değiliz. Buna karşıyız ve bu konuda çabamız devam edecektir.”
Katar Başbakanı Al Thani de bu konuda “Türkiye’ye güvenimiz ve itimadımız çok büyük. Eğer Türkiye’ye böyle bir görev düşerse çok iyi olur.” şeklinde kaydetti.
İKİ ÜLKE STRATEJİK MECLİS KURACAK
Toplantıda konuşan iki Başbakan da iki ülke arasındaki ilişkilere de değindi. Katar Başbakanı Al Thani, “kardeşim ve arkadaşım” diye nitelendirdiği Başbakan Erdoğan’ı ülkesinde görmekten duyduğunu söyledi. Toplantıyı, “bir dönüm noktası” olarak niteleyen Al Thani, Başbakan Erdoğan’ın da görüşmede iki ülke arasında “stratejik meclis” kurulmasını önerdiğini aktardı. Katar Başbakanı, “Böyle bir meclis kurulmasını biz de istiyoruz.” diye konuştu. Başbakan Erdoğan da, iki ülke arasındaki ilişkilerin 7 yıl öncesine göre çok daha farklı bir noktada olduğunu dile getirdi. İki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 24 milyon dolardan başladığını anımsatan Erdoğan, 2008 yılı sonu itibariyle bu rakamın 1,2 milyar dolara ulaştığını vurguladı.
Başbakan Erdoğan, tarım ve gıda sektöründe bugün 500 milyon dolarlık sözleşme imzalandığına işaret ederek, “Bu anlaşmalar inanıyorum ki iki ülke arasında gıda sektöründe çok farklı bir sıçramaya vesile olacaktır. Bunu adeta görür gibiyim. Bunun da hayırlı olmasını temenni ediyorum. Bu bizim ticaret potansiyelimize de yakışan bir ilk adım olmuş oldu.” diye konuştu.
Toplantı öncesinde de Bahçıvan Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan ile Katar firması Hasat Hud arasında 500 milyon dolarlık bir tarımsal işbirliği anlaşması imzalandı. Anlaşma et, süt ve gıda üretimi alanlarında Türkiye’nin değişik yörelerinde entegre tesislerin kurulmasını öngörüyor. (CİHAN) (Cihan Haber Ajansı)
15.Şub.2010
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ‘ABD’nin Afganistan’ı İşgal Etme Niyetinde Olmadığını, Ancak Bu Ülkede Güvenlik Sağlanana Dek Afganistan’ı Bırakmayacağını’ Söyledi.!
ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton, ”ABD’nin Afganistan’ı işgal etme niyetinde olmadığını, ancak bu ülkede güvenlik sağlanana dek Afganistan’ı bırakmayacağını” söyledi.
Clinton, Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen ABD-İslam Dünyası Forumu’nda yaptığı konuşmada, uluslararası güçler Afganistan’dan çekildiğinde, Afganistan, ABD ve diğer ülkelerle uzun vadeli bir ortaklık için sivil mevcudiyetin devam edeceğini bildirdi.
Clinton, Irak’ta Martta yapılması planlanan seçimle ilgili olarak da Irak’ta demokrasiye giden yolun kolay olmadığını, ancak son zamanlardaki şiddet eylemlerinin ülkeyi bölemediğini vurguladı.
Irak’ın komşularını önündeki engelleri kaldırmak için bu ülkeye yardım etmeye çağıran Clinton, ayrıca bu ay Irak’taki Amerikan askerlerinin sayısının 100 binin altına düştüğünü, bu sayının 2011 sonuna dek tüm askerler çekilinceye kadar düşeceğini söyledi.
Clinton, ”Askeri mevcudiyetimizi azaltırken, Irak hükümetiyle uzun vadeli sivil ilişkimizi güçlendiriyoruz” dedi.
ABD Dışişleri Bakanı, İsrail-Filistin barış sürecinde ilerleme kaydedilememesinin, ”hayal kırıklığı” yarattığını söyledi.
”Ancak ne ABD, ne de başka bir ülkenin bir çözüm dayatabileceğini” belirten Clinton, tarafların anlaşmazlıkları müzakere ile çözmesi gerektiğini vurguladı.
Öte yandan, ABD Dışişleri Bakanı, İran Devrim Muhafızlarının gücünün artmasının herkes için doğrudan bir tehdit olduğunu savundu. (Anadolu Ajansı)
15.Şub.2010
Başbakan, Gazze’ye İnsani Yardım Konusunda, İsrail’in Uyarılması gerektiğini söyledi.!
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Gazze’ye insani yardım konusunda, ”Başta BM olmak üzere İsrail’in uyarılması ve Mısır’ın da sürece çok daha farklı bir katkı sağlaması gerekmektedir ki alt ve üst yapı noktasında Gazze’de bu çalışmalar başlatılabilsin” dedi.!
Divanı Emir’de yapılan baş başa ve heyetler arası görüşmelerin ardından Başbakan Erdoğan ile Katar Başbakanı ve Dışişleri Bakanı Şeyh Hamad Bin Jassim Bin Jaber Al Thani, ortak basın toplantısı düzenledi.
Başbakan Erdoğan’ın iki ülkenin ‘’stratejik meclis” kurma önerisinde bulunduğunu belirten Al Thani, ”Böyle bir meclis kurulmasını biz de istiyoruz” diye konuştu.
Erdoğan iki ülke arasındaki ilişkilerin 7 yıl öncesine göre çok daha farklı bir noktada olduğunu vurgulayarak, iki ülke arasındaki dış ticaret hacminin 24 milyon dolardan başladığını, 2008 yılı sonu itibariyle bu rakamın 1.2 milyar dolara ulaştığını belirtti.
Başbakan Erdoğan, tarım ve gıda sektöründe bugün 500 milyon dolarlık sözleşme imzalandığına işaret ederek, ”Bu anlaşmalar inanıyorum ki iki ülke arasında gıda sektöründe çok farklı bir sıçramaya vesile olacaktır” diye konuştu.
Katarlı bir gazetecinin, ”Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun yarın İran’a gideceğini anımsatması ve Türkiye’nin İran’ın nükleer çalışmaları konusunda ara buluculuk yapıp yapmayacağını sorması” üzerine Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:
”Sayın Davutoğlu’nun yarın buradan Tahran’a bir ziyareti olacak. İran’ın nükleer programıyla ilgili olarak biz de uzun süredir yardımcı olmaya gayret ettiğimizi söyleyebilirim. Nitekim daha önceki Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu’nun Başkanı Muhammed El Baradey’in bir açıklaması olmuştu; ‘Türkiye bu takas işlemiyle alakalı olarak bir merkez olabilir’ demişti. Burada henüz bir mutabakat sağlanmadı. Daha sonra Amerika da aynı teklifi getirdi. Eğer böyle bir görev Türkiye’nin üzerine düşerse, Türkiye olarak biz de bu takas işleminin yapılması için her zaman hazırız. Şu anda da bu nükleer programla ilgili bunun sıkıntıya dönüşmemesi ve bir hal yoluna girmesi konusunda bizler çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Sürece yardımcı olmanın gayreti içerisindeyiz. Çünkü biz bunun artık insani amaçlı kullanılması ve bölgemizde bir nükleer silah kullanımının oluşmasına vesile olacak adımların atılmasından yana değiliz”
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ”Gazze’ye yardımlar konusunda Mısır’ın tutumuna ilişkin bir soruya” karşılık da şunları söyledi:
”Şu anda Gazze’nin dört tane giriş kapısı var. Bunlardan bir tanesi de Mısır girişi. Fakat henüz bu dört girişten de ne yazık ki Gazze’nin inşasına yönelik olarak müsaade yok. Ancak diğer yardımlar için ilaç, gıda gibi zaman zaman müsaade veriliyor. Bu konuda başta BM olmak üzere İsrail’in uyarılması ve Mısır’ın da sürece çok daha farklı bir katkı sağlaması gerekmektedir ki alt ve üst yapı noktasında Gazze’de bu çalışmalar başlatılabilsin. Zira şu anda 5 bin kadar aile malum hala çadırlarda yaşamaya devam ediyor. Türkiye olarak biz bu sürece verdiğimiz sözlerde durmak üzere hazır olduğumuzu hep ifade ettik . Süratle, yoğun bir şekilde, Şarm El Şeyh’te bir yıl önce söz veren ülkeler, bu sözlerini yerine getirmelidirler diye düşünüyorum.”
Al Thani de Türkiye’nin İran’ın nükleer enerji programına yönelik arabuluculuk yapması konusunda ne düşündüğünün sorulması üzerine, ”Türkiye’ye güvenimiz ve itimadımız çok büyük. eğer Türkiye’ye böyle bir görev düşerse çok iyi olur” karşılığını verdi.
Bir gazetecinin, ”krize rağmen, Türkiye’nin kredi notunun yükseldiğini anımsatarak, Katar’ın Türkiye’de yatırım yapıp yapmayacağı” sorusuna karşılık Al Thani, Türkiye’ye güvenlerinin ”tam” olduğunu, ekonomik istikrar bulunduğunu belirterek, ”Türkiye’ye yatırım yapma konusunda bir çekincelerinin olmadığını” söyledi. (Anadolu Ajansı)
27.Oca.2010
İran, ABD’den nükleer fizikçi bilim adamı Prof. Dr. Mesud Ali Muhammedi’ye 12 Ocakta düzenlenen suikastın sorumlularını iade etmesini istedi.
Devlet televizyonu, ABD’nin İran’daki menfaatlerini temsil ve koruma görevini yürüten İsviçre’nin Tahran Büyükelçisi’nin Dışişleri Bakanlığına çağrıldığını duyurdu. Tahran yönetiminin, ”Muhammedi’ye suikast düzenlenmesiyle ilgili olarak ABD’de faaliyette bulunan ‘Tonder’ adlı örgütün üyelerinin yargılanmak üzere iadesini talep ettiği” belirtildi.
”ABD’nin Los Angeles eyaletinde üstlenen terör örgütü Tonder’in, bilim adamı Muhammedi’nin öldürülmesi olayını üstlendiği” basında yer almıştı.
Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Ramin Mihmanperest, Prof. Dr. Muhammedi’ye düzenlenen suikastla ilgili olarak, ”İlk bilgiler, terör saldırısının arkasında ABD, siyonist İsrail ve onların yerli işbirlikçilerinden oluşan şer üçgeninin olduğunu ortaya koyuyor” ifadesini kullanmıştı.
İsviçre’nin Tahran Büyükelçisi’nin de İran tarafının isteklerini ABD’ye ileteceği sözü verdiğini belirtildi.
Tahran ve Washington yönetimleri arasında 30 yıldır doğrudan diplomatik ilişki bulunmadığından ABD’nin İran’daki menfaatlerini temsil ve koruma görevini İsviçre’nin Tahran Büyükelçiliği yürütüyor.
17.Eyl.2009
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, BM Gazze raporunda İsrail ordusunun işlediği belirtilen suçları inkar ederken ‘kargaları bile güldürecek’ bir ifade kullandı!
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, BM Gazze raporunda İsrail ordusunun işlediği belirtilen suçları inkar ederken ‘kargaları bile güldürecek’ bir ifade kullandı!
İsrail Dışişleri Bakanı Avigdor Lieberman, BM Gazze raporunda İsrail ordusunun işlediği belirtilen suçları inkar etti ve “Dünyanın en insancıl ordusu bizimki…” dedi.
Karadağ’ın başkenti Podgoriça’da gazetecilerle konuşan Lieberman, “Biz tamamen insani değerleri paylaşıyoruz. İsrail ordusu, belki de dünyanın en insancıl ordusudur. Biz 1948′den beri bağımsızlık için mücadele ediyoruz” dedi. BM raporu için “iki yüzlülük” diyen İsrailli bakan, “raporun yayınlanma sebenin, İsrail ordusunun işlediği savaş suçları değil, petrol ve gaz fiyatlarıyla piyasanın dayattığı çıkarlar” olduğunu iddia etti.
Lieberman, “BM raporu, modern dünyanın riyakarlığından başka bir şey değil” dedi. Geçen salı New York’ta yayımlanan BM raporunda, İsrail ordusunun 27 aralık 2008 ile 18 ocak 2009 arasında girdiği Gazze şeridinde yaptıkları, savaş suçu veya insanlığa karşı suç olarak nitelendirilmişti.
04.Tem.2009
İngiliz Daily Telegraph gazetesinin haberinde, İsrailli bilim adamlarının keşfettiği bitkinin, benzerlerinden 16 kat daha su fazla muhafaza ettiği ve kendisini etkili biçimde sulamak için yegane bir kabiliyet geliştirdiği bildirildi.
Terlemeyle oluşan su kaybını durduran küçük yapraklı diğer çöl bitkileriyle karşılaştırıldığında bir metre genişliğinde dev yapraklara sahip olduğu görülen bitkinin bu yapraklar sayesinde kendisini sulayabildiği belirtildi.
Bilim adamları, bitkinin dev yapraklarında, suyun akabileceği mikroskobik kanallar olduğunu, yapraklardaki kabarık çizgilerin, bitkinin terlemesini durdururken suyun yavaşça ve doğrudan bitkinin içine akmasını sağladığını söylediler.
Hayfa-Oranim Üniversitesi’nde Bilim Eğitim-Biyoloji bölümünde görevli bilim adamları, bitkinin yapraklarının, küçük bir sulama sistemi gibi görev yaptığını belirtirken, araştırma ekibinin lideri profesör Gidi Ne’eman, dünyadaki çöllerde bu şekilde başka bir bitki olduğunun bilinmediğini kaydetti.
Gidi Ne’eman, bitkinin yapraklarındaki derin ve geniş çukurların, yağmur suyunu, bitkinin derindeki köklerini çevreleyen zemine doğru yönlendiren, dağlardaki gibi bir sistemi yarattığını belirtti.
Son Yorumlar