Chat.com.tr
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
Türkiye’nin güncel haber ve blog servisi!
29.Haz.2010
Sadece 8. sınıfların katıldığı OKS, Ekim 2007′de “öğrencilerin hayatını sınava bağladığı, fırsat eşitliğine aykırı ve disiplinsiz olduğu” gerekçesiyle dönemin Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik tarafından kaldırıldı. Yerine “dershanelere bağımlılığı azaltacağı” gerekçesiyle üç aşamalı SBS getirildi.
Bu sistem de 2007-2008 öğretim yılında uygulamaya konulduktan 3 yıl sonra kaldırıldı. Çelik, kendi projesinin kaldırılmasıyla ilgili olarak, “yorum yapmak istemediğini” söyledi. Bakan Nimet Çubukçu, dün düzenlediği basın toplantısında öğrencilerin sınav odaklı sistemden kurtarılması, stres ve kaygıdan uzaklaştırılmaları amacıyla sistemin değiştirildiğini açıklayarak şu bilgileri verdi:
Kademeli kaldırılacak
“Üç sınavlı sistemin okul dışı kaynaklara yönelimi artırdığına, okulun eğitim sistemindeki merkeziliğini kaybetmesine yol açtığına ve çocukların sosyo-psikolojik gelişimlerini olumsuz etkilediğine yönelik kamuoyunda uzlaşı var. Yapılan araştırmalar doğrultusunda SBS’nin olumlu ve olumsuz etkileri tespit edildi.
SBS 6. ve 7. sınıflarda kademeli olarak kaldırıldı. Bu yıl 6. sınıfta sınava giren öğrencilerin eğitimleri SBS’ye göre planlandı. Sınav sadece 8. sınıfta yapılacak ve 8. sınıf konularından sorumlu olunacak.
Bayram hediyesi
2010-2011 eğitim-öğretim yılında 6. sınıfa başlayan öğrenciler sınava girmeyecek, bu öğrenciler 2011-2012 yılında da 7. sınıf öğrencisi olarak sınava girmeyecek. Bu yıl SBS’ye giren 6. sınıf öğrencileri 7. ve 8. sınıflarda SBS’ye girecek. Bu yıl 7. sınıfta olup SBS’ye katılan öğrenciler eski sisteme uygun olarak 8. sınıfta sınava girip ortaöğretim kurumlarına yerleştirilecek. Bu OKS’ye dönüş olarak algılanmamalı.
Öğrenciler sınav odaklı sistemden, aşırı stres ve kaygıdan uzaklaşacak ve velilerin sırtındaki ekonomik yük kaldırılacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklarımız bayram hediyesi olarak SBS’nin kaldırılmasını istemişlerdi. Yeni düzenlemenin eğitim sistemimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.
Bugüne kadar SBS’ye girenlerin hak kaybı olmayacak. Gelecek eğitim-öğretim yılından itibaren yeni sisteme göre bazı derslerin saatleri azaltılacak. Getirdiğimiz sistemin dershanelere yönelimi minimuma indireceğini düşünüyorum. Liselerin tamamının anadolu liselerine dönüştürülmesinden sonra ortaöğretime sınavla geçiş olmayacak, okul başarı sistemiyle geçiş olacak.”
Veli ve öğrenciden Çubukçu’ya tepki
SBS sisteminin, bu yıl sınava giren 6. ve 7. sınıflar için devam etmesine öğrenciler tepki gösterdi. işte tepkiler…
Ankara Teğmen Kalmaz ilköğretim Okulu öğrencisi Begüm Aydoğan, bu yıl 6. sınıf SBS’ye katıldığını ve 1 yanlışı olduğunu belirtirken, 7 ve 8. sınıfta da SBS’ye girecek olmasına tepki gösterdi.
‘Gereksiz bir uygulama’
Begüm Aydoğan, “SBS çok gereksiz bir uygulama. Bize haksızlık yapıldı. Sayın Bakan’ın bizim için de sınavları kaldırması gerekirdi. Keşke bu sene de yapılmasaydı. SBS uygulanmayıp OKS kalsaydı. Ben de 1 sınava girerdim. Şimdi boş yere iki sene daha dershaneye gideceğim. Boşuna stres yaşayacağım” dedi.
Mühendis annesi Leman Aydoğan ise okul başarı puanlarının hesaplanma sisteminin değiştirilmesi gerektiğini belirtirken, “Kızımın sınavda bir yanlışı vardı ancak okul başarı puanları, okul birincilerine göre hesaplanıyor. Bu da kızımı sınavda iki yanlış yapmış gibi gösterdi. iki yıl daha çocuğumu dershaneye göndereceğim. Kızımın suçu ne” diye sordu.
‘Dershaneler zengin oldu’
Gülten Muharrem Pakoğlu ilköğretim Okulu öğrencisi Efe Yalım, bu yıl 7. sınıf SBS’sine girdiğini belirtirken, “Üç sınavlı sistem dershaneleri zengin etti. Üç sene stres olunacağına şimdi bir sene stres olacak öğrenciler. Dershane yerine okuldaki kurslar daha iyi. Kendi öğretmenlerimizden ders alıyoruz. Tek sınav daha iyi olacak” dedi.
Velisi Nilgül Yalım da Efe’yi yalnızca 6. sınıfta dershaneye gönderdiğini söylerken, “Bu sene göndermedim gelecek sene de göndermeyeceğim. Eğer bu konuda bir veli maddi veya manevi tazminat davası açarsa ben de açarım” diye konuştu.
Özel Samanyolu ibrahim Avcı ilköğretim Okulu öğrencisi Safa Karaca, bu yıl 7. sınıf SBS’sine girdiğini belirtirken, “SBS sistemi tek aşamalı sınav sistemine göre çok daha iyi. Tek sınavda bütün senelerin sorusu gelecekti. Üç sınavda, hangi sınıftaysak oradan sorular çıktı” dedi.
‘Bence hiç sınav olmamalı’
Mali müşavir babası Burhan Karaca ise “Bizim çektiğimiz bize kaldı. Kızım liseye girdi iki sene onunla uğraştık. Şimdi Safa ile uğraşıyoruz. Veli olarak hafta sonumuzu değerlendiremedik. Çocuklar çocukluğunu yaşayamadı.
Sürekli at yarışı gibi sistem devam etti. Keşke hiç SBS getirilmeseydi OKS kalsaydı. Her sene ikisini de dershaneye gönderdim. Maddi yönden ziyade manevi yönü çok baskılıydı. Bence hiç sınav olmaması lazım not ortalamasına göre liselere girilmeli” diye konuştu.
işte yeni sistem
* 2010-2011 öğretim yılında 7. ve 8. sınıftakiler ile 2011-2012 öğretim yılında 8. sınıfta olanlar eski sisteme göre SBS’ye girecek. 2010-2011′de 6′ya başlayan ve 2011-2012′de 7′de okuyacak olanlar SBS’ye katılmayacak.
* Yılsonu Başarı Puanı (YBP) hesaplanacak. YBP, öğrencinin her dersten aldığı yılsonu puanının haftalık ders sayısı ile çarpımlarının toplamının, haftalık ders sayısına bölünmesiyle elde edilecek. Puan 100′lük sistemde hesaplanacak.
* Liselere yerleştirme, Ortaöğretime Yerleştirme Puanı’na (OYP) göre yapılacak. OYP hesaplanırken öğrencinin 6., 7. ve 8. sınıf YBP’leri değerlendirmeye alınacak. OYP içinde YBP’lerin etkisi yüzde 30, SBS’den alınan puan yüzde 70 oranında etkili olacak. Daha önceki sistemde OYP içindeki YBP’nin etki oranı yüzde 25′ti.
* 8. sınıf sonunda tercih başvurusu alınacak, puan üstünlüğüne göre yerleştirme yapılacak.
* SBS’ye katılım zorunlu olmayacak. SBS’ye katılmayan öğrencilere, o yılın en düşük puanı verilerek, OYP’si hesaplanacak.
* SBS, haziran ayında yapılacak.
* Daha önce olduğu gibi din kültürü ve ahlak bilgisi sorularını azınlık öğrencileri yanıtlamayacak.
* Türkçe ve matematik testlerinin ağırlığı 4, fen bilgisi ve sosyal bilimler testlerinin ağırlığı 3, yabancı dil testinin ağırlığı 1 olacak.
* Sınavla eskiden olduğu gibi fen, sosyal bilimler, anadolu, anadolu öğretmen, anadolu imam-hatip, anadolu teknik, anadolu meslek, sağlık meslek, denizcilik, tapu kadastro, adalet meslek gibi liselere öğrenci yerleşecek.
* Yurtdışında MEB’e bağlı olmayan herhangi bir eğitim kurumunda öğrenim gören öğrenciler isterlerse SBS’ye katılabilecek. Bu öğrencilerin yerleştirmesinde, YBP dikkate alınmayacak.
‘OKULLARDA SESSiZCE SıNAVLAR YAPıLACAK’
MEB’in yeni sistemle ilgili yaptığı toplantılara katılan Uğur Dershanesi Genel Müdür Yardımcısı Turgay Polat, Çubukçu’nun açıklamasının aksine yalnızca 8. sınıftan soru çıkmayacağını savunarak şöyle konuştu:
“Üç sene önce büyük umutlarla getirilen sistem yerine çelişkili bir sistem getiriliyor. SBS’de 8. sınıftan sorular olamaz. 8 yılın müfredatından sormak zorundalar. Bu yıl 7. sınıf SBS’sinde 6. sınıftan 12 soru vardı. MEB yerleştirmeyi 8. sınıftaki SBS’ye göre yapacak. Ancak 6. ve 7. sınıfta okulların başarısının ölçülmesi amacıyla sınavlar sürdürülecek. Okullarda sessizce, takvime bağlı olmadan sınavlar yapılacak. Bu sınavlar okulları ölçmek için yapılacak.”
EĞiTiM-SEN: VELiLER DAVA AÇABiLiR
Eğitim-Sen Genel Başkanı Zübeyde Kılıç, üç aşamalı SBS’nin ailelerde maddi ve manevi mağduriyetler yarattığını belirterek, “Veliler, maddi kayıpları için tazminat davası açabilir. Hukuk büromuz, velilerin suç duyurusunda da bulunup bulunmayacağını değerlendiriyor. Hem aile hem öğrencinin manevi kaybı telafi edilemeyecek. 6. sınıfta SBS’ye girenler yeni sistemin en büyük mağduru. Yapılan yanlışın devlette hesabı verilmeli. Çelik’in hesap vermesi gerekir. Çubukçu, mağduriyeti üçte iki oranında azalttı ama yine bir değişiklik yok” dedi.
SBS’LERE 8.3 MiLYON ÖĞRENCi KATıLDı
Üç yıl önce getirilen sistem değiştirilene kadar SBS’lere toplam 8 milyon 317 bin 347 öğrenci katıldı. Bu öğrencilerin yıllara göre dağılımı şöyle:
* 2008′de OKS son kez yapılmış, sınava 905 bin 930 aday girmişti. 2008′de 6. sınıflardan 991 bin 573, 7. sınıflardan 990 bin 774 öğrenci SBS’ye katılmıştı.
* 2009′daki SBS’lerde yaklaşık olarak 6. sınıflardan 1 milyon 100 bin, 7. sınıflardan 1 milyon 50 bin, 8. sınıflardan 1 milyon 30 bin öğrenci ter dökmüştü.
* 2010′daki SBS’lere ise yaklaşık olarak 6. sınıflardan 1 milyon 80 bin, 7. sınıflardan 1 milyon 60 bin, 8. sınıflardan 1 milyon 15 bin aday katılmıştı.
Serbest kıyafet ‘pilot’ olacak
Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu, okullarda “serbest kıyafet uygulamasının ne zaman başlayacağı” konusundaki soruya karşılık olarak, önümüzdeki yıl bazı illerle bu konuda pilot çalışma yapılacağını belirterek, “Bu uygulamadan ne tamamen vazgeçildi ne de çok uzun vadeli bir plan. Önümüzdeki yıllarda her şeyden önce belki de mavi önlüğün kaldırılmasıyla hızlı şekilde başlayarak, fakat ailelerin de bunu almış olduklarını öngörerek herhangi bir ekonomik yük getirmeden bu geçiş sistemini sağlayacağız” dedi.
Kaç çocuk mağdur oldu?CHP’nin öğretmen kökenli Grup Başkanvekili Muharrem ince, SBS’nin kaldırılması kararıyla ilgili şu yorumu yaptı:
“AKP’nin eğitim politikalarıyla ilgili bir kitap yazmıştım, ‘1 ileri 5 geri’ diye. AKP’lilerin büyük reform diye sundukları SBS modeli 970 günde çöktü. Kaç çocuk bu yanlışın mağduru oldu? Şimdi bunun hesabını kim verecek? Hüseyin Çelik mi, Başbakan Erdoğan mı? Gömleklerini değiştirdiklerini biliyorduk, eğitimde de sürekli reform değiştiren bir AKP iktidarıyla karşı karşıyayız.”
Çelik, yorum yapmadı
Eski Milli Eğitim Bakanı Hüseyin Çelik, kendi projesi olan üç sınavlı SBS’nin kaldırılması ve tekrar tek sınavlı eski sisteme dönülmesiyle ilgili olarak, “yorum yapmak istemediğini” söyledi.
27.May.2010
İki yıl önce yaşattıkları büyük sevinçle halkımızı sokaklara döken A Milli Futbol Takımımız, Güney Afrika’daki Dünya Kupası’na iştirak edemiyor. Olsun!
Hani derler ya “Gam mı ceylan gözlüler bizlere yar olmasa” diye… Katılmasalar bile takımımız şu an aslen görevine Ağustos’ta başlayacak müstakbel hocamız Hiddink ve bazı yöneticileri ile ABD’de… Niye mi? Gününü gün etmek için değil elbette; özel müsabakalar için. Kimin hatırına geldi ise “Aklı ile bin yaşasın!” diyerek, fazla gevelemeden asıl konuya girmek istiyorum. Aklına gelen, uygun bulup onay veren aklıyla bin yaşasın! Maç öncesi ilkokul müsamerelerinde dahi görülmeyen bir seremoni örneği…
Yazının devamını oku. »
20.May.2010
Beren Saat, Gecenin Kanatları filminin sevişme sahnesinde tuzağa düştüğünü söyledi.
O sahnelerde tuzağa düşürüldüm! Bir de üste çıkıyorlar… Aynadan göğsümü gösterdiler
Yazının devamını oku. »
12.May.2010
Bursaspor Turkcell Süper Lig’de şampiyonluk iddiasını son haftaya taşırken, 16 Mayıs Pazar günü oynanacak Beşiktaş maçı öncesi ve sonrası için geniş çaplı kutlama programı hazırlandığı bildirildi.
Kulüp basın sözcüsü Ferruh Nayman, AA muhabirine yaptığı açıklamada, şampiyon olunamasa bile teknik direktör Ertuğrul Sağlam’ın isteği üzerine elde edilen başarının taraftar ve camiayla birlikte kutlanacağını söyledi.
Bursa Atatürk Stadı’nın muhtemel bir kupa töreni için adeta gelin gibi süsleneceğini, Beşiktaş karşılaşması öncesi stat içinde bazı etkinlikler yapılacağını belirten Nayman, karşılaşma sonrası için de geniş çaplı kutlama programının hazırlıklarını yürüttüklerini vurguladı.
“Takım şampiyon olursa Bursa’da yer yerinden oynayacak” diyen Nayman, aksi bir durumda dahi Bursaspor’un kutlamaya değer bir başarı elde ettiği düşüncesini taşıdıklarını ifade etti.
Nayman, şunları söyledi: “Maç öncesi için programı büyük ölçüde belirledik. Karşılaşma sonrası için ise henüz net bir program yok. Görüşmelerimiz sürüyor. Ünlü sanatçılar sahne alacak. Şampiyon olursak mutlaka büyük bir kutlama tertibi yapacağız. Havai fişek, lazer gösterileri olacak. Tabi taraftarlarımızın da şovları olacaktır.
Biz şampiyon olacakmışız gibi hazırlık yapıyoruz, ama sanıyorum Bursaspor şampiyon olursa Bursa’da resmi bayram ilan edilir. Kentteki kutlamalar 17 Mayıs Pazartesi gününe kadar sürer
02.May.2010
Erdoğan dün Taksim’de coşku içinde gerçekleştirilen 1 Mayıs kutlamalarına değindi. Erdoğan, ” 33 yıl aradan sonra böyle bir zemini hazırlamanın gruru içindeyiz” dedi.
Taksim’de gerçekleştirilen 1 Mayıs kutalamaları için kimin ne söylediğinin önemli olmadığını ifade Erdoğan bazı sendikacıların bu kutlama için “kopara kopara aldık” şeklinde yorumlar yaptığını belirterek şunları kaydetti: “Birileri kopara kopara aldık diyor. Kimsenin bu iktidardan kopara kopara aldığı bir şey yok. Bu böyle bilinsin. Kopara kopara alma güçleri varsa 77’den iktidarımıza kadar neredeydiler. Kopardık diyenler de bir dönem iktidar oldu.”
Erdoğan şunları kaydetti:
33 YIL ÖNCE TAKSİM’DE KURŞUN SIKANLA, DÜN GECE LİCE’DE ASKERE KURŞUN SIKAN AYNI
2010 yılı 1 Mayıs’ı tarihteki yerini alacaktır. Türkiye bu bayram havası için 32 yıl beklemek zorunda kalmıştır.
Taksim’deki dostluk ve dayanışma tablosu Türkiye’nin çetelerle mücadelesinin eseridir. Aynı tabloyu bundan bir buçuk ay önce Nevruz kutlamalarını gördük. Türkiye bugün sadece üzerindeki yükleri, korkuları atmakla kalmıyor, Çorum olaylarını, 1 Mayıs olaylarını, Kahramanmaraş, Sivas ve Gazi Mahallesi olaylarını konuşur hale geldk.
Dün gece Lice’de önceki gün Tumceli’de askerimize kurşun sıkan zihnşiyetle Taksim’de 33 yıl önce kurşun sıkan zihnşiyetin arasında bir fark yoktur.
Sivas’ı Gazi mahallesini kana bulayanlarla Danıştay’ı kana bulayanlar arasında bir fark yok.
Kirli senoryoların sahiplerine sesleniyorum, asla başaramayacaksınız, başımızı öne eğdiremeyeceksiniz.
Düşmana inat birlik ve bütünlüğümüzü korumaya devam edeceğiz. Umutsuzluğa kapılmayacağız kenetlenmiş şekilde yarınlara yürüyeceğiz.
Türkiye’nin ilerlemesinden kaygı duyanlar kirli senaryolar yazıyorlar.
ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ
Türkiye bugün daha güçlü bir anayasaya kavuşuyor. Olumlu oy veren her milletvekiline teşekkür ediyorum. 10 gün boyunca 160 saat mesai sarfettiniz. İsimlerinizi tarihe yazdırdınız.
Anayasa Değişikliği oylamalarında hiçbir partiye nasip olmayan Ak Parti’ye nasip oldu.
Değişikliğe olumlu oy veren tüm milletvekili arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.
Böyle bir değişimin parçası olduğum için onur duydum, grurur duydum Rabbime şükrettim.
Tüm fitne ve fesatlara rağmen grubumuz dağılmadı.
AK Parti’nin rotasını millet çizer. Milletimizin beklentilerine ters hiçbir adım atmadık, millete rağmen hiçbir işin içinde olmadık.
Sizler şu 10 günlük sürede sadece kendinize oy verenlerin değil tüm Türkiye’nin temsilcisi oldunuz. Sizler muhalefetin de yükünü omuzlandınız. Sizlerde sadece oy verenler değil oy vermeyenler de dua etti. Sizlere oy vereneler eminim ki o oyları annenizin ak sütü gibi helal etmiştir.
Hakkımızda verilen gensoru önergesi bu zamana kadar verilen en boş gensoru önergesiydi. Muhalefet gensoru önergeleriyle süreci yavaşlatmak istiyor.
Muhalefet kendi milletvekillerine ipotek kadar sağ duyusunu yitirdi. Muhalefet kendi vekillerinin iradesine güvenmiyor. Hayır oy vereceğine bile güvenmiyorlar. Diğer bir muhalefet partisi ise ıskartları istiyor.
Muhalefet konuşmak içinrahat davranıyor ama oy vermeye gelemeyirlar. Konuşanlara sesleniyorum. Sadece konuşmayın gelin oyunuzu da kullanın. Hayır oyu kullanın. Demokrasinin gereği budur.
“AYM OLDU AMM”
Artık Anayasa Mahkemesi, Anayasa Muhalefet Mahkemesine haline geldi. Bunların terörle mücadeleye dahi tahammülleri yok. Biz terörle mücadele için güç birliği yapmak istiyoruz, bunu bile hazmedemeyip Anayasa Mahkemesi’nin yollarına düşüyorlar.
Siz Anayasa Mahkemesi’ne giderseniz biz de millete giderseniz.
HİTLER CHP GENEL MERKEZİNDE
Anamuhalefet Partisi Lideri, çirkin bir şekilde kendisini Churchill beni Hitler’e benzetiyor. Eğer Hitler’e benzetecek biri varsa kendi genel merkezlerindeki eski genel başkanlarını resimlerine baksın. Kendisine ‘Milli Şef’ dedirten eski liderlerine baksınlar. Hitlervari bıyıklarıyla kendilerine gülümsüyor.
Eğer kendisini Churchill’i örnek alacaksa buyursun Çanakkale savaşındaki tarihi hatalarına baksın…
Ana Muhalefet Partisi Lideri 23 Nisan’da koltuğunu çocuklara bırakmaktan bile korkuyor.
Seçimde kendine birinci parti hedefi koyamayan bir muhalefet olabilir mi?
Muhalefetin kışkırtmalarını halkımıza havale ediyoruz…
Biz bu turda yine nazik bir üslup kullanacağız, akliselimden taviz vermeyeceğiz
24.Nis.2010
İsviçre?de 40. Morges Lale Bayramına Onur konuğu olarak davet edilen Türkiye?yi burada BITDEFE (Batı İsviçre Türk Dernekleri Federasyonu) öncülüğünde İstanbul Belediyesi ve Çağdaş Yaşam Destekleme Derneği ile Cenevre Başkonsolos?luğu temsil etti.
Her yıl geleneksel olarak yapılan Morges Lale bayramı bu yıl 40.bayramını 2 nisan 16 mayıs tarihleri arasında kutlarken 23 ? 25 nisan tarihleri arasında Eğemenlik ve Çocuk bayramı kutlamalarında Türkiye?yi Onur konuğu olarak davet etmesi üzerine üzerine İstanbul Belediyesi bu bayrama 50 bin Lale fidanı yollıyarak bayrama katkida bulundu, Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneğide müzik gurubuda burada vereceği konserlerle bayrama katkıda bulunurken, Cenevre Başkonsolosluğu, BITDEFE ve Zurih Turizm Ateşeliğide kutlamada çeşitli katkılarda bulundular.
Okul çoçuklarının Dev Lale ağaçları yarışmasında yarışmaya katılan 14 ilk okullardan biri yarışmayı kazanırken bu okula çeşitli hediyeler verildi.
Bu yarışmadan elde edilen gelirinde Kardelen?ler projesi ile İsviçre kanserli çoçuklar yararına çalışan derneğe eşit olarak aktarıldı.
Açılışda konuşan Bayram organizasyon komitesi başkanı M.Favez bayramın önemini anlattıktan sonra sözü Cenevre Başkonsolosu Ayşe Nur Kurttekin?e verdi, Kurttekin
23 nisan eğemenlik ve çoçuk bayramını kutladıktan sonra Morges?un geleneksel Lale bayramınıda kutladı ve etkinlikde emeği geçen herkeze teşekkür etti.
Kutlamalardan sonra başta Türk bayrağı ve arkasında Morges şehrinin ileri gelenleriyle Cenevre Başkonsolosu Ayşe Nur Kurttekin ile Zurih Turizm Ataşesi Pınar Bilgen
ve onların arkasında da korteji oluşturan çeşitli giysilere bürünen çoçuklar yer aldılar. şehirde müzik eşliğinde bir tur atan kortej sonra neşe içinde dagıldılar. Şehirde etkinlikler devam etmektedir.
BITDEFE başkanı Celal Bayar: Bu etkinlik için çok çalıştıklarını başlıca amacın Türkiye?yi laikıyla tanıtmak,İstanbul Lale?lerinin varlığını İsviçre aracılığı ile bütün dünyaya
tanıtmak olduğunu dile getirirken artık fırsatları iyi değerlendirmenin zamanının gelip geçtiğine dikkat çekti.
24.Nis.2010
Bacaklarından yaralanan Adem Aydın ile Bayram Yılmaztürk hastaneye kaldırıldı.
Bakırköy İncirli Caddesi Faik Köksal Sokak’ta bulunan bir apartmanın dış cephe kaplamasını yapan Adem Aydın ile Bayram Yılmaztürk saat 10.00 sıralarında kimliği belirlenemeyen bir kişinin silahlı saldırısına uğradı. Adem Aydın ile Bayram Yılmaztürk’ü bacaklarından yaralayan zanlı olay yerinden kaçarak kayıplara karıştı. Olay yerine gelen ambulanslarla Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırılan yaralılar zanlıyı tanımadıklarını söyledi. Silah sesini duyarak olay yerine gelen Mehmet T. İsimli vatandaş ise “İki işçinin yerde yattığını gördüm. Ama kaçan kimseyi görmedim” dedi. Polis, olayla ilgili soruşturma başlattı.
15.Nis.2010
TRT bir dönem yasakladığı şarkıları şimdi özgürlüğüne kavuşturuyor. Dahası günah çıkaran bir de program yapıyor… Bir dönem şarkılara öyle yasaklar getirilmiş ki dinleyince akıllara zarar diyorsunuz…
Mesela Leman Sam’ın meşhur “Anladım ki” şarkısı neden yasaklanmış biliyor musunuz. Gerekçesi, “Türk kadınını ahlaksız gibi göstermesi…”
YASAKLANAN ŞARKILAR VE KOMİK GEREKÇELERİ
BATSIN BU DÜNYA (Orhan Gencebay): İnsanların ruh halini bozuyor
GÜNEŞ DOĞMAYACAK ÜSTÜME (İbrahim Tatlıses): İntiharı özendiriyor
YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR (Musa Eroğlu): İntiharı özendiriyor
HAYAT BAYRAM OLSA (Şenay): Komünizm propagandası yapıyor.
ORMANCI (Anonim): Devlet memurunu yeriyor!
GÜLDÜNYA (Aylin Aslım): Toplumu tahrik ediyor!
ANLADIM (Leman Sam): Türk kadınını ahlaksız gösteriyor! Denetçiler yasaklama gerekçelerinde Türk kadınının kimseye selam vermeyeceğini hatırlatmış…
YOLUN SONU GÖRÜNÜYOR (Musa Eroğlu): İntiharı özendiriyor
ADA SAHİLLERİ: Yassıada’yı çağrıştırıyor
TRT şimdi o sansürlü dönemi Yasaklı Şarkılar programı ile ekrana getiriyor. NTV’de Can Dündar, TRT’deki o yasaklı dönemi masaya yatırdı. Programa telefonla bağlanan ünlü sanatçı Orhan Gencebay, TRT’yi suçladı.
“TÜRK MÜZİĞİNE DARBEYİ TRT VURDU”
TRT yasaklısı Orhan Gencebay, “Ben 60′lardan geliyorum. Türkiye cumhuriyeti tarihinde bana yapılan haksızlık hiç kimseye yapılmamıştır, yasaklama konusunda. Kaldı ki ben 1967′de TRT sanatçısı olarak kurumun bünyesine de girmiştim. 10 ay sonra kaçarak ayrıldım. Şunu da ilave etmek lazım: Türk müziğinin gelişmesine en büyük darbeyi TRT’nin bu katı kuralları, tabuları vurmuştur. TRT’nin verdiği zararı kimse vermemiştir. Ama artniyetle, ama bilerek, ama bilmeyerek. Neticede böyle bir durum sözkonusudur” dedi.
27.Şub.2010
Turkcell Süper Lig’de Beşiktaş, Deplasmanda Kayserispor’u 2 -1 Yendi.!
55. dakikada Troisi’nin ortasında Ceza alanındaki Makukula ve Mohammed topa dokunamayınca, Kayserispor önemli bir pozisyondan yararlanamadı..
62. dakikada İbrahim Toraman’ın yerden vuruşunda, kaleci Souleymanou uçarak topu kontrol etti.
70. dakikada Kayserispor defansını çalımlarla geçen Bobo, Ceza alanına girerken kalesini terk eden Souleymanou yatarak topu bu futbolcunun ayaklarından aldı ve mutlak bir golü önlemiş oldu.
81. dakikada Mohammed’ın uzun pasında savunmanın arkasına sarkan Makukula, meşin yuvarlağı Rüştü’nün solundan filelere gönderdi: 2-1
89. dakikada Aydın’ın hatalı pasını yakalayan Bobo’nun Ceza alanındaki vuruşunda top az farkla auta gitti.
Mücadeleyi Beşiktaş, 2-1 kazandı.
Stat: Kayseri Kadir Has
Hakemler: İlker Meral xxx, Serkan Malkoç xxx, Asım Yusuf Öz xxx
Kayserispor: Souleymanou xx, Mehmet Eren xx, Serdar xx, Aydın x, Hakan x, Abdullah xx, Mohammed x, Bayram x(Dk. 22 Troisi xx), Ömer xx (Dk. 79 Semih x), Makukula xx, Gökhan x (Dk. 46 Furkan x)
Beşiktaş: Rüştü xxx, İbrahim Toraman xxx, İbrahim Kaş xxx, Sivok xx, Ferrari xx, İbrahim Üzülmez xxx, Fabian Ernst xxx (Dk. 69 Necip xx), Fink xx, Tello xxx (Dk. 63 Holosko x), Ekrem xxx, Bobo xxx (Dk. 89 Nihat?)
Goller: Dk. 2 Tello, Dk. 30 Ekrem (Beşiktaş), Dk. 81 Makukula (Kayserispor)
Sarı kartlar: Dk. 38 Tello, Dk. 78 İbrahim Kaş (Beşiktaş), Dk. 56 Mohammed (Kayserispor)
(Kaynak: Anadolu Ajans)
28.Kas.2009
Konya ve Gümüşhane’de meydana gelen trafik kazalarında 5 kişi öldü, 4 kişi yaralandı.
İzmir’den bayram ziyareti için Kayseri’deki akrabalarına gitmek üzere yola çık an Muzaffer Kayar (25) idaresindeki 35 AE 5322 plakalı otomobil, Konya-Aksaray kara yolunun 60. kilometresinde devrildi.
Sürücü Muzaffer ile eşi Zeynep (22) ve babası Kumandan Kayar (49) olay yerinde hayatını kaybetti. Yaralanan anne Hatice (50) ile kızı Sevinç Kayar (19), ambulanslarla Konya Numune Hastanesine kaldırıldı.
Bu arada Erzincan’dan Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine gitmekte olan Süleyman Düzgün’ün (57) kullandığı 61 EC 930 plakalı otomobil, ilçeye bağlı Deredolu beldesi Mahmatlı Mahallesi’nde köprü korkuluklarına çarptı.
Kazada, otomobilde bulunan Vildanur Tunç (25) olay yerinde, Hanife Düzgün (54) kaldırıldığı Erzincan Devlet Hastanesinde yaşamını yitirdi.
Yaralanan sürücü Düzgün ile Aslı Karatay (55) Erzincan Devlet Hastanesinde tedavi altına alındı.
Son Yorumlar